Alt Vücut Gücü
Arka Plan
Section titled “Arka Plan”Alt vücut gücü, alt ekstremite kaslarının uygulayabileceği maksimum kuvveti ifade eder. Yürüme, merdiven çıkma, sandalyeden kalkma ve dengeyi koruma gibi günlük aktiviteleri gerçekleştirmek için gerekli olan fiziksel uygunluğun temel bir bileşenidir.[1] İzometrik ve izokinetik diz ekstansiyon gücü ölçümleri veya alt bacak genel gücünü temsil eden sürekli bir özellik gibi çeşitli yöntemler, alt vücut gücünü ölçmek için kullanılır.[1] Bu ölçümler, standartlaştırılmış değerlendirmeler sağlamak için genellikle yaş, cinsiyet, boy ve kilo gibi faktörlere göre ayarlanır.[1]
Biyolojik Temel
Section titled “Biyolojik Temel”Alt vücut kuvvetinin biyolojik temeli, kas, nörolojik ve iskelet sistemlerinin karmaşık bir etkileşimini içerir. Kas kütlesi, lif tipi kompozisyonu, nöromüsküler etkinlik ve kemik yoğunluğu, bir bireyin kuvvet üretme kapasitesine katkıda bulunur. Genetik faktörler de önemli bir rol oynar; çalışmalar, alt uzuv kas kuvveti dahil olmak üzere kas gücüyle ilgili fenotipler için önemli bir kalıtsal bileşenin olduğunu göstermektedir.[2] Genom çapında ilişkilendirme çalışmaları (GWAS), kuvvetteki varyasyonlarla ilişkili belirli genetik varyantları belirlemeyi amaçlar. Örneğin, araştırmalar diz ekstansiyon kuvveti ile ilişkili bir lokus tanımlamıştır; önde gelen varyant rs10749438 , TACC2 (transforming acidic coiled-coil-containing 2) geninin bir intronunda yer almaktadır.[2]Başka bir belirgin lokus, kas bütünlüğündeki rolüyle bilinen distrofin geninin (DMD) bir intronunda bulunmuştur.[2] Bununla birlikte, diğer büyük ölçekli GWAS çalışmaları, genel alt vücut kuvveti için her zaman genom çapında anlamlı ilişkiler tanımlamamıştır; bu da karmaşık bir poligenik mimariyi veya daha da büyük örneklem boyutlarına duyulan ihtiyacı düşündürmektedir.[1]
Klinik Önemi
Section titled “Klinik Önemi”Alt vücut gücü, özellikle yaşlı yetişkinlerde genel sağlık ve fonksiyonel bağımsızlığın kritik bir göstergesidir. Azalmış alt vücut gücü, düşmeler, kırıklar, fiziksel engellilik ve mortalite dahil olmak üzere olumsuz sonuçların artan olasılığı ile ilişkili, ilerleyici ve yaygın bir iskelet kası bozukluğu olan sarkopeninin bir özelliğidir.[2]Çalışmalar, alt ekstremite kas gücünün sarkopeni ile el kavrama gücünden daha güçlü bir şekilde ilişkili olduğunu ve bunun kapsamlı geriatrik değerlendirmelerdeki önemini vurgulamaktadır.[2] Alt vücut gücünün izlenmesi ve korunması bu nedenle yaşa bağlı düşüşe karşı önleyici bir tedbir olarak hizmet edebilir ve çeşitli durumlar için klinik sonuçları iyileştirebilir.
Sosyal Önem
Section titled “Sosyal Önem”Yeterli alt vücut gücünün korunması, bireyin yaşam kalitesini ve topluma tam olarak katılma yeteneğini doğrudan etkileyerek önemli bir sosyal öneme sahiptir. Bağımsız yaşamayı mümkün kılar, bireylerin günlük işleri yardımsız yapmasına, rekreasyonel aktivitelere katılmasına ve sosyal bağlantıları sürdürmesine olanak tanır. Halk sağlığı açısından bakıldığında, fiziksel aktivite ve sağlıklı yaşam tarzları yoluyla alt vücut gücünü teşvik etmek, yaşa bağlı engelliliğin toplumsal yükünü, düşmeler ve kırılganlıkla ilişkili sağlık hizmeti maliyetlerini azaltabilir ve nüfusun genel refahını artırabilir.
Metodolojik ve İstatistiksel Kısıtlamalar
Section titled “Metodolojik ve İstatistiksel Kısıtlamalar”Alt vücut gücünün genetik analizi, mevcut çalışma tasarımları ve istatistiksel güç tarafından önemli ölçüde kısıtlanmaktadır. 9822 bireyi içeren alt vücut gücünün meta-analizi, daha büyük el kavrama gücü analizinin aksine, genom çapında anlamlı bir ilişki tanımlamadı.[1] Bu anlamlı bulguların olmaması, muhtemelen küçük ila orta düzeyde etkilere sahip genetik varyantları tespit etmek için istatistiksel gücü sınırlayan yetersiz örneklem boyutlarından kaynaklanmaktadır ve bu da yanlış negatif sonuç riskini artırmaktadır.[2]Ayrıca, alt vücut gücü için genom çapında anlamlı ilişkilerin olmaması, genetik keşifleri doğrulamada kritik bir adım olan bağımsız replikasyon için sağlam bulguların mevcut olmadığı anlamına geliyordu.[1] İlgili özellikler için bile, bazı lokuslar bazen replike olamadı, bu da kohortlar arasında gerçek genetik sinyalleri tutarlı bir şekilde belirlemedeki zorlukları vurguladı.[1] Yaşa özgü genetik etkileri anlamak için çok önemli olan yaşa göre sınıflandırılmış analizler de küçük örneklem boyutları nedeniyle sınırlamalarla karşılaştı ve bazen sonuçların kesinliğini etkileyebilecek alternatif istatistiksel yöntemlere ihtiyaç duyuldu.[2]
Fenotipik Tanım ve Heterojenite
Section titled “Fenotipik Tanım ve Heterojenite”Çalışmalar arasındaki alt vücut kuvvetinin tanımındaki ve değerlendirilmesindeki farklılıklar, genetik analizler için önemli bir sınırlama oluşturmaktadır. Farklı çalışmalar, performans bazlı çeşitli değerlendirme yöntemleri kullanmış ve ölçümler kilogram veya Newton-metre gibi farklı birimlerde raporlanmıştır.[1] Örneğin, diz ekstansiyon kuvveti, izometrik ve izokinetik test cihazları kullanılarak ölçülmüştür ve rapor edilen yüksek korelasyonlara rağmen, meta-analizlerde ince heterojeniteye neden olabilir ve genetik sinyalleri maskeleyebilir.[2]Dahası, alt vücut kuvvetinin genetik yapısı, üst ekstremite kuvvetinden farklı görünmektedir; çalışmalar, diz ekstansiyonu ve el kavrama kuvveti arasında yalnızca zayıf ila orta derecede korelasyonlar ve küçük bir oranda ortak genetik etki bildirmiştir.[2] Bu, daha kapsamlı bir şekilde çalışılan el kavrama kuvvetinden elde edilen genetik bulguların, alt vücut kuvvetine doğrudan genellenemeyebileceğini ve benzersiz genetik belirleyicilerini tam olarak aydınlatmak için özel araştırmalar gerektiğini göstermektedir. Ek olarak, örneklem büyüklüğü kısıtlamaları nedeniyle alt vücut kuvveti için dışlama kriterlerini ayarlama ihtiyacı, çalışma popülasyonunun homojenliğini istemeden etkilemiş olabilir.[1]
Popülasyon Özgüllüğü ve Genellenebilirlik
Section titled “Popülasyon Özgüllüğü ve Genellenebilirlik”Alt vücut kuvveti için genetik bulguların genellenebilirliği, çalışma popülasyonlarının demografik özellikleriyle sınırlıdır. Birincil genetik analizler büyük ölçüde, CHARGE konsorsiyumundaki[1] Avrupa kökenliler veya diğer çalışmalardaki[2] yaşlı Japonlar gibi belirli soylara sahip bireylere odaklanmıştır. Bir popülasyonda tanımlanan genetik ilişkiler, genetik altyapı, çevresel maruziyetler ve bağlantı dengesizliği örüntülerindeki farklılıklar nedeniyle doğrudan aktarılamayabilir veya diğer ancestral gruplarda benzer etki büyüklükleri göstermeyebilir. Ayrıca, bu çalışmalara ağırlıklı olarak 50 veya 65 yaşın üzerindeki yaşlı yetişkinlerin dahil edilmesi, bulguların genç popülasyonlara uygulanabilirliğini kısıtlamaktadır.[1]Kas gücü üzerindeki genetik etkiler yaşam süresi boyunca değişebilir ve yaşlı bir kohortta gözlemlenen ilişkiler, genç bireyler için geçerli olmayabilir. Örneğin, diz ekstansiyon gücü içinMAML2 ile genetik bir ilişki, genç katılımcılar analize dahil edildiğinde ters yönde bir etki göstermiştir ve bu da yaşa özgü genetik araştırmaların önemini vurgulamaktadır.[2]
Açıklanamayan Kalıtılabilirlik ve Karmaşık Etkileşimler
Section titled “Açıklanamayan Kalıtılabilirlik ve Karmaşık Etkileşimler”Aile çalışmalarından elde edilen kanıtlar, kas gücü için önemli bir kalıtılabilir bileşenin olduğunu gösterse de, bu kalıtılabilirliğin önemli bir kısmı mevcut genom çapında ilişkilendirme çalışmaları (GWAS) ile açıklanamamaktadır. Aile çalışmaları, örneğin, el kavrama gücünün kalıtılabilirliğinin yaklaşık %56 olduğunu tahmin ederken, GWAS tipik olarak %13 ila %24 arasında değişen çok daha küçük bir bölümünü açıklamıştır.[2] Sıklıkla “kayıp kalıtılabilirlik” olarak adlandırılan bu boşluk, küçük bireysel etkileri olan birçok genetik varyantın, nadir varyantın, yapısal varyasyonun veya karmaşık gen-çevre etkileşiminin henüz keşfedilmediğini göstermektedir.
Alt vücut gücünün altında yatan spesifik genetik yolların mevcut anlayışı hala başlangıç aşamasındadır. Bir analizde, alt vücut gücü için en anlamlı ilişki, karakterize edilmemiş bir gen olanLOC101929497’den yaklaşık 187 Mb uzakta bulunmuştur ve bu da ilişkili genomik bölgelerin daha fazla fonksiyonel olarak açıklanması ve karakterize edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.[1]Genetik yatkınlıklar ile yaşam tarzı, beslenme ve fiziksel aktivite dahil olmak üzere çeşitli çevresel faktörler arasındaki karmaşık etkileşim, şüphesiz alt vücut gücündeki değişkenliğe katkıda bulunur, ancak bu karmaşık gen-çevre etkileşimleri mevcut genetik çalışmalarda tam olarak yakalanmamış veya modellenmemiştir.
Varyantlar
Section titled “Varyantlar”Kas gelişimi, yapısı ve bütünlüğü ile ilgili genlerdeki varyantlar, alt vücut gücündeki bireysel farklılıklara katkıda bulunur. Örneğin,_RBFOX1_(RNA Binding Fox-1 Homolog 1), alternatif uçbirleştirmenin düzenlenmesinde kritik bir rol oynayan bir RNA bağlayıcı proteindir; bu işlem, protein çeşitliliği oluşturmak ve kas dokusunda gen ekspresyonunu kontrol etmek için gereklidir.[1] _RBFOX1_’e yakın konumlanmış *rs3112732 *varyantı, kas gelişimini ve genel gücü etkileyerek, genin ekspresyonunu veya aktivitesini etkileyebilir. Benzer şekilde,_RBFOX_ ailesinin bir başka üyesi olan _RBFOX3_, öncelikle nöronlardaki rolüyle bilinir ve *rs11867552 * varyantı potansiyel olarak bu karmaşık süreçleri değiştirerek, nöromüsküler fonksiyona veya kasa özgü uçbirleştirme düzenlemesine katkıda bulunabilir. _DNAJB6P1_, kas hücreleri içindeki protein kalite kontrolünü ve bütünlüğünü korumak için hayati öneme sahip bir şaperon protein olan_DNAJB6_ ile ilgili bir psödogendir; bu durum, *rs16831 *varyantının hücresel proteostazı etkileyerek kas dayanıklılığını ve alt vücut gücünü dolaylı olarak etkileyebileceğini düşündürmektedir. Alt vücut gücü üzerine yapılan çalışmalar genellikle çeşitli popülasyonlarda kas özelliklerini ve performansını etkileyen genetik varyasyonları analiz eder.[1] Metabolik yolları ve düzenleyici elementleri etkileyen genetik varyasyonlar da alt vücut gücünün önemli belirleyicileridir. _ACADSB_geni, özellikle uzun süreli fiziksel aktivite sırasında kas hücreleri için birincil enerji kaynağı olan dallı zincirli yağ asitlerinin mitokondriyal beta-oksidasyonu için çok önemli bir enzimi kodlar. Bu nedenle_ACADSB_’ye yakın olan *rs4980177 *varyantı, kas enerji verimliliğini etkileyerek hem dayanıklılığı hem de maksimum gücü etkileyebilir._SLCO5A1-AS1_ uzun bir kodlayıcı olmayan RNA’dır ve *rs969930 *varyantı, yakındaki genlerin veya diğer düzenleyici RNA’ların ekspresyonunu modüle ederek kas gelişimini, metabolik kapasiteyi veya hücresel yanıtları etkileyebilir. Kas dokusu içindeki hücresel sinyalleşme veya inflamatuar süreçlerde rol oynayabilen bir gen olan_SILC1_, *rs6710199 *tarafından fonksiyonu değiştirilebilir ve bu durum kas onarımını, adaptasyonunu ve genel sağlığı etkileyebilir. Genom çapında ilişkilendirme çalışmaları (GWAS), bu tür genetik faktörlerin diz ekstansiyonu gücü gibi karmaşık özelliklere nasıl katkıda bulunduğunu sıklıkla araştırır.[2]Fonksiyonel annotasyon analizleri, bu bölgelerdeki tek nükleotid polimorfizmlerini (SNP’ler) genellikle kas dokusundaki düzenleyici kromatin durumlarına bağlar ve bu durum, kas fonksiyonuyla ilgili gen ekspresyonundaki potansiyel rollerinin altını çizer.[1] Diğer varyantlar, doğrudan rolleri hala aydınlatılmamış olsa bile, kasın korunmasını ve gücünü dolaylı olarak etkileyebilen genel hücresel süreçlerde yer alan genlerde bulunur. İlgili varyantı *rs12135534 * ile _PCNX2_(Pecanex homolog 2), etkili kas kasılması için hayati önem taşıyan nöromüsküler bütünlüğü destekleyen nöronal sinyalleşmeye veya daha geniş hücresel fonksiyonlara katkıda bulunabilir._KIAA1671_, daha az tanımlanmış bir protein kodlayan bir gendir, ancak *rs12330067 *varyantı, kas sağlığı ve performansı için gerekli olan temel hücresel aktiviteleri potansiyel olarak etkileyerek ekspresyonunu veya protein ürününü etkileyebilir.*rs1689953 *’i içeren _ASB7_ geni, sıklıkla ubikitin aracılı protein yıkımında yer alan bir protein ailesine aittir; bu, kasın yeniden şekillenmesi, onarımı ve hasarlı proteinlerin uzaklaştırılması için çok önemli bir süreçtir. Son olarak, _ANKRD30BP1_ bir psödogendir ve *rs466850 *varyantı, alt vücut gücüne katkıda bulunan yapısal bütünlüğü veya sinyal yollarını etkileyerek, kas hücreleri içindeki protein-protein etkileşimlerinde yer alan fonksiyonel genler üzerinde düzenleyici kontrol uygulayabilir.[2] Bu genomik bölgelerin fonksiyonel annotasyon yoluyla araştırılması, kasla ilgili dokulardaki potansiyel düzenleyici rollerini anlamaya yardımcı olur.[1]
Önemli Varyantlar
Section titled “Önemli Varyantlar”Alt Vücut Kuvvetinin Tanımı ve Klinik Bağlamı
Section titled “Alt Vücut Kuvvetinin Tanımı ve Klinik Bağlamı”Alt vücut kuvveti, alt ekstremitelerin kaslarının üretebileceği maksimum kuvvet veya torku ifade eder. El kavrama kuvveti gibi üst ekstremite ölçümlerinden farklı olarak, genel kas kuvvetinin önemli bir ölçüsü olarak kabul edilir.[1] Çalışmalar genellikle “bacak kuvveti” veya “alt bacak kuvveti” gibi terimleri eş anlamlı olarak kullanır ve “diz ekstansiyon kuvveti” bu daha geniş yapının sıklıkla kullanılan bir vekilidir.[2] Bu kapasite, mobilite, denge ve günlük aktivitelerin performansı için temeldir.
Alt vücut kuvvetinin değerlendirilmesi, özellikle yaşlanma ve yaşa bağlı durumlar bağlamında önemli klinik ve bilimsel öneme sahiptir. Tek başına kas kütlesinden ziyade, düşmeler, fonksiyonel gerileme, mobilite bozukluğu ve mortalite gibi olumsuz sağlık sonuçlarının daha iyi bir göstergesi olarak kabul edilir.[2]Sonuç olarak, alt vücut kuvveti, kas kütlesi ve fonksiyon kaybı ile karakterize, ilerleyici ve genel bir iskelet kası bozukluğu olan sarkopeni için tanı algoritmalarında birincil bir göstergedir.[3] Bu nedenle kapsamlı geriatrik değerlendirmelere dahil edilmesi giderek daha fazla savunulmaktadır.[4]
Operasyonel ve Değerlendirme Kriterleri
Section titled “Operasyonel ve Değerlendirme Kriterleri”Alt vücut gücü tipik olarak, kas kasılmaları tarafından üretilen kuvveti veya torku ölçen dinamometri kullanılarak ölçülür.[5] Yaygın operasyonel tanımlar arasında, sırasıyla eklem hareketi olmadan veya sabit bir açısal hızda üretilen kuvveti yansıtan diz ekstansiyon gücünün izometrik ve izokinetik ölçümleri yer alır. Örneğin, Quadriceps Training Machine (QTM) gibi cihazlar maksimum izometrik kuvveti değerlendirirken, BIODEX system 4 izokinetik torku ölçer.[2]Bu yaklaşımlar, kas kapasitesinin kesin ve tekrarlanabilir bir şekilde ölçülmesini sağlar.
Ham kuvvet değerleri, yorumlanabilirliklerini ve bireyler ve çalışmalar arasındaki karşılaştırılabilirliğini artırmak için sıklıkla işlenir. Bu, mutlak kuvveti vücut ağırlığına bölerek “göreceli diz ekstansiyon gücünü” hesaplamayı veya yaş ve cinsiyet gibi kovaryatlar için regresyon ve kalıntılandırma yoluyla ölçümleri istatistiksel olarak ayarlamayı içerebilir.[2] Ayrıca, ölçümler sıklıkla araştırmalarda “dönüştürülmemiş, sürekli özellikler” olarak ele alınır ve bu da popülasyonlar arasındaki güç varyasyonlarının ayrıntılı analizlerine olanak tanır.[1] Bu ayarlamalar, güç fenotipini karıştırıcı faktörlerden izole etmek ve genetik çalışmalarda “kantitatif fenotip” olarak kullanılması için kritiktir.
Sınıflandırma ve Tanısal Çerçeveler
Section titled “Sınıflandırma ve Tanısal Çerçeveler”Alt vücut gücü doğası gereği sürekli bir özellik olmasına rağmen, bireyleri “klinik olarak anlamlı zayıflık” veya “olası sarkopeni” gibi kategorilere ayırmak için genellikle belirli “eşik değerleri” ve “sınırlar” belirlenir.[6] Yaşa, cinsiyete ve popülasyona göre değişebilen bu kriterler, olumsuz sağlık sonuçları açısından daha yüksek risk taşıyan bireyleri belirlemek için çok önemlidir. Örneğin, düşük diz ekstansiyon gücü, zayıf el kavrama gücü, kadın cinsiyeti ve çeşitli yaşlanmayla ilişkili sendromlarla doğrudan ilişkilendirilmiştir.[7]Alt vücut gücünün nosolojik sistemlere, özellikle sarkopeni için entegrasyonu, tanısal faydasını vurgulamaktadır. Avrupa Yaşlılarda Sarkopeni Çalışma Grubu (EWGSOP), tanımını kas kütlesini tek gösterge olarak almaktan uzaklaşarak, kas gücünü birincil tanı kriteri olarak önceliklendirmek üzere revize etmiştir.[3] Bu değişim, genellikle diz ekstansiyon gücü gibi alt vücut ölçümleriyle en iyi şekilde yansıtılan fonksiyonel gücün, yaşlı erişkinlerde sağlıkla ilgili sonuçları ve mortaliteyi daha doğrudan öngördüğü anlayışının altını çizmektedir.[8]
Alt Vücut Gücünün Biyolojik Arka Planı
Section titled “Alt Vücut Gücünün Biyolojik Arka Planı”Alt vücut gücü, kaslar, sinirler, kemikler ve çeşitli moleküler düzenleyici ağları içeren karmaşık bir biyolojik sistemin fonksiyonel kapasitesini yansıtan, fiziksel sağlığın temel bir bileşenidir. Sıklıkla diz ekstansiyonu gibi hareketlere odaklanan bu, bir bireyin hareketliliği, bağımsızlığı ve genel fizyolojik dayanıklılığı hakkında fikir verir. Alt vücut gücünün altında yatan biyoloji, kas gelişimini belirleyen genetik plandan, kas kasılmasını ve adaptasyonunu yöneten hücresel yollara kadar geniş bir bağlantılı mekanizma yelpazesini kapsar.
Kas Fizyolojisi ve Fonksiyonu
Section titled “Kas Fizyolojisi ve Fonksiyonu”Alt vücut gücü, öncelikle diz ekstansiyonu gibi hareketler için kritik öneme sahip olan kuadriseps ve hamstringler gibi iskelet kasları tarafından üretilir.[2]Bu kaslar, her biri kasılmayı sağlayan miyofibriller içeren özel kas liflerinden oluşan karmaşık dokulardır. Bu liflerin yapısal bütünlüğü ve fonksiyonel kapasitesi, kas hücresi zarını korumak için hayati öneme sahip olan ve işlev bozukluğu Duchenne kas distrofisi gibi şiddetli kas erimesi durumlarına yol açanDistrofin gibi proteinler de dahil olmak üzere temel biyomoleküllerin bir ağına bağlıdır.[2]Yapısal proteinlerin ötesinde, kas dokusunun düzgün çalışması, enerji metabolizması ve hassas hücre iskeleti organizasyonu dahil olmak üzere dinamik hücresel süreçlere dayanır.TACC2(Transforming Acidic Coiled-Coil-Containing 2) gibi proteinler, hücre döngüsü boyunca sentrozomlarda yoğunlaşan ve hücre bölünmesinde, kas hücresi yapısında ve onarım mekanizmalarında yer aldıklarını düşündüren temel hücre iskeleti ile ilgili bileşenlerdir.[2]Bu hücresel bileşenlerin farklı kas grupları arasındaki koordineli eylemi, sonuç olarak genel alt vücut gücünü belirler ve etkili kuvvet üretimi ve hareketi sağlar.
Genetik Mimari ve Düzenleme
Section titled “Genetik Mimari ve Düzenleme”Alt vücut kuvveti kapasitesi, önemli bir genetik bileşen sergilemektedir ve alt ekstremite kas kuvveti için kalıtım tahminleri yaklaşık %8,9 olarak rapor edilmiştir.[2] Genom çapında ilişkilendirme çalışmaları (GWAS), bu karmaşık özelliği etkileyen belirli genetik lokusları belirlemeyi amaçlamaktadır. Örneğin, diz uzatma kuvveti ile ilişkili yeni bir lokus tanımlanmış olup, bu lokus TACC2 geninin bir intronu içinde bulunan öncü varyant rs10749438 ’i içermektedir.[2]Bu spesifik varyant, özellikle iskelet kası dokusu içinde H3K27ac olmak üzere, güçlendirici benzeri histon işaretlerinde yer almaktadır ve kas fonksiyonu için önemli olan yakındaki genlerin ifadesinin düzenlenmesinde doğrudan rol oynadığını düşündürmektedir.[2]Dahası, daha geniş genetik düzenleyici mekanizmalar, kas kuvvetine önemli ölçüde katkıda bulunmaktadır. Kromozomların 7, 10 ve 11 bölgelerindeki tek nükleotid polimorfizmleri (SNP’ler) gibi genetik varyasyonlar, ChIP-seq ve DNase-seq verileri gibi gelişmiş epigenetik analizlerle kanıtlandığı gibi, kas dokusu içindeki düzenleyici kromatin durumları ve erişilebilir kromatin bölgeleri ile doğrudan ilişkilendirilmiştir.[1] Bu genetik değişiklikler, CCAAT/güçlendirici bağlayıcı protein ailesi (CEBPB, CEBPD, CEBPG), çinko parmak proteini 263 (ZNF263) ve nükleer faktör kappa beta (NF-kB) dahil olmak üzere önemli transkripsiyon faktörleri için bağlanma bölgelerini değiştirebilir. Bu tür değişiklikler, kas gelişimi, bakımı ve adaptasyonu için temel olan gen ekspresyon modellerini derinden etkileyebilir.[1]Üst ve alt ekstremite kuvveti arasında bazı ortak genetik mimari olabilmesine rağmen, farklı genetik etkiler de gözlemlenmektedir ve bu da farklı kas grupları üzerindeki genetik kontrolün nüanslarını vurgulamaktadır.[2]
Moleküler Sinyalizasyon ve Hücresel Metabolizma
Section titled “Moleküler Sinyalizasyon ve Hücresel Metabolizma”Alt vücut gücünün üretimi ve sürdürülebilir şekilde korunması, kas hücreleri içinde işleyen karmaşık moleküler sinyalizasyon yolları ve metabolik süreçlerle desteklenmektedir.CEBPB gibi transkripsiyon faktörleri, rollerini sadece gen düzenlemesinin ötesine taşır; çünkü C/EBPbeta ekspresyonu, makrofajlarda ve yağ dokusunda diyetle indüklenen inflamasyonu aktif olarak düzenler. Ek olarak, bir CREB-C/EBPbetakaskadının M2 makrofajına özgü gen ekspresyonunu indüklediği ve kas hasarı onarımını teşvik ettiği bilinmektedir.[1]Bu fonksiyonlar, metabolik sağlık, inflamatuvar yanıtlar ve kas iyileşmesi arasındaki derin bağlantıları vurgulamaktadır ve bunların tümü zamanla kas fonksiyonu ve gücü üzerinde dolaylı ancak önemli bir etkiye sahiptir.
Temel hücresel fonksiyonlar, özellikle protein üretimi, RNA splaysing mekanizmaları tarafından da şekillendirilir. Bu süreçler, fonksiyonel proteinlerin doğru şekilde bir araya getirilmesini sağlamak için kritiktir. Örneğin, RBFOX1, kas dokusunda splaysingi hassas bir şekilde kontrol etmek içinMBNL1ile işbirliği yapar ve bu işbirliği mekanizmasındaki herhangi bir bozulma, miyotonik distrofi tip 1’in karakteristik özelliği olanlar gibi ciddi kas bozukluklarına yol açabilir.[2] Ayrıca, ekspresyon kantitatif özellik lokusu (eQTL) analizi, prefrontal korteks dokusunda ZNF33B ekspresyonuyla bağlantılı bir vekil SNP olan rs3121327 gibi ilişkileri ortaya çıkarmıştır. Bu, kasla ilgili özellikleri potansiyel olarak dolaylı nörolojik yollarla etkileyebilecek daha geniş sistemik düzenleyici ağların varlığını düşündürmektedir.[1]
Patofizyolojik Süreçler ve Yaşlanma
Section titled “Patofizyolojik Süreçler ve Yaşlanma”Alt vücut gücü, genel fizyolojik sağlığın hayati bir göstergesi olarak hizmet eder ve özellikle yaşlanmayla ilişkili çeşitli patofizyolojik süreçlerden önemli ölçüde etkilenir. İskelet kası kütlesi ve gücünün ilerleyici ve yaygın kaybı ile karakterize edilen sarkopeni, yaşlı yetişkinlerde önemli bir sağlık sorunudur ve doğrudan diz ekstansiyon gücünde azalma olarak kendini gösterir.[2]Kas gücündeki bu yaşa bağlı düşüş, düşme riskinin artması, önemli hareketlilik bozukluğu ve daha yüksek ölüm oranları dahil olmak üzere olumsuz sağlık sonuçlarının güçlü bir göstergesidir; özellikle kalça kırığı ameliyatından iyileşen hastalar gibi savunmasız popülasyonlarda.[2]Sarkopeninin ötesinde, bir dizi hastalık mekanizması alt vücut gücünü tehlikeye atabilir. Duchenne müsküler distrofisi gibi kalıtsal genetik bozukluklar,Dystrophingenindeki mutasyonlardan kaynaklanır ve derin kas güçsüzlüğüne ve dejenerasyonuna yol açar.[2]Ek olarak, kronik inflamasyon veya hormonal dengesizlikler dahil olmak üzere homeostatik süreçlerdeki bozulmalar, kas protein sentezini bozabilir ve kas katabolizmasını hızlandırabilir. Örneğin, öncelikle bir hücre iskeleti proteini olanTACC2, aynı zamanda androjen duyarlı bir hücre döngüsü düzenleyicisi olarak da işlev görür ve hormonal yolların hücresel büyümeyi ve potansiyel olarak kas bakımı ve onarımını nasıl etkileyebileceğinin altını çizer.[2]Bu birbirine bağlı biyolojik süreçlerin kapsamlı bir şekilde anlaşılması, kas güçsüzlüğünün karmaşık etiyolojisini çözmek ve etkili müdahaleler geliştirmek için çok önemlidir.
Sarkopeni ve Geriatrik Sağlık Göstergesi
Section titled “Sarkopeni ve Geriatrik Sağlık Göstergesi”Alt vücut gücü, sarkopeni ve genel geriatrik sağlığın değerlendirilmesinde kritik bir göstergedir. Araştırmalar, kas kütlesinden ziyade kas gücünün, ilerleyici ve yaygın bir iskelet kası bozukluğu olan sarkopeni ile ilişkili olumsuz sağlık sonuçlarının daha güvenilir bir belirleyicisi olduğunu göstermektedir. Özellikle, alt ekstremite gücünün bir vekili olarak hizmet veren diz ekstansiyon gücünün, el kavrama gücüne kıyasla performansa dayalı sarkopeni değerlendirmeleri ve çeşitli sağlık özellikleri ile daha güçlü bir şekilde korele olduğu gösterilmiştir.[2]Sonuç olarak, alt vücut gücü, sarkopeniyi teşhis ve izlemek için daha uygun ve kapsamlı bir gösterge olarak giderek daha fazla kabul görmekte ve kapsamlı geriatrik değerlendirmelerde önemli bir rol oynamaktadır.[2]
Olumsuz Sonuçlar için Prognostik Değer
Section titled “Olumsuz Sonuçlar için Prognostik Değer”Alt vücut gücünün değerlendirilmesi, yaşlı yetişkinlerde bir dizi olumsuz sağlık sonucunu öngören önemli bir prognostik değere sahiptir. Örneğin, diz ekstansiyon gücünün, kalça kırığı ameliyatı geçiren hastalarda sağlıkla ilgili sonuçların ve 1 yıllık mortalitenin güçlü bir belirleyicisi olduğu tespit edilmiştir.[9]Akut olayların ötesinde, genellikle alt vücut gücünde görülen klinik olarak anlamlı zayıflık, uzunlamasına olarak insidental mobilite bozukluğu ve artmış mortalite riski ile ilişkilidir.[1]Ayrıca, çalışmalar kas güçsüzlüğünün, özellikle alt ekstremitelerde, yaşlı yetişkinlerde düşmeler için birincil risk faktörü olduğunu ve diz gücündeki heterojen bir düşüşün, tüm nedenlere bağlı mortalite riskinin artmasıyla bağlantılı olduğunu vurgulamaktadır.[10]
Risk Stratifikasyonu ve Komorbidite İlişkileri
Section titled “Risk Stratifikasyonu ve Komorbidite İlişkileri”Alt vücut gücü, yüksek riskli bireylerin belirlenmesini sağlayan ve kişiselleştirilmiş tıp yaklaşımlarına bilgi sağlayan değerli bir risk stratifikasyonu aracı olarak hizmet eder. Örneğin, düşük tek tekrar maksimum diz ekstansiyonu, zayıf el kavrama gücü, kadın cinsiyeti ve çeşitli yaşlanmayla ilişkili sendromlarla önemli ölçüde ilişkilidir.[7] Klinikler, alt vücut gücünü değerlendirerek, bu ilişkili durumlar ve komplikasyonlar için artmış risk altında olan bireyleri belirleyebilir ve böylece kişiye özel önleme stratejilerini ve erken müdahaleleri kolaylaştırabilir. Bu proaktif yaklaşım, yaşa bağlı düşüşlerin ilerlemesini hafifletmeyi ve örtüşen fenotipleri yönetmeyi amaçlayan kişiselleştirilmiş bakım planlarını destekler ve böylece uzun vadeli hasta sonuçlarını iyileştirir.
Genetik İçgörüler ve Gelecek Yönelimler
Section titled “Genetik İçgörüler ve Gelecek Yönelimler”Alt vücut gücünün anlaşılması, genetik araştırmalarla daha da geliştirilmektedir; bu araştırmalar, alt vücut gücünün kalıtsal doğasını ortaya koymakta ve altta yatan biyolojik mekanizmalarına dair içgörüler sağlamaktadır. Alt vücut dahil olmak üzere kas gücünün kalıtsal olduğu bilinmektedir ve çok sayıda çalışma kalıtılabilirliği tahmin etmekte ve bu özellikle ilişkili genetik varyantları tanımlamaktadır.[2]Son genom çapında ilişkilendirme çalışmaları (GWAS), kas gücünün genetik yapısını aydınlatmaya başlamıştır ve bir çalışma diz ekstansiyon gücüyle ilişkili yeni bir lokus tanımlamıştır.[2]Bazı GWAS’lar henüz alt vücut gücü için genom çapında anlamlı ilişkilendirmeler bulamamış olsa da,[1]bu genetik içgörüler, kas güçsüzlüğüne yönelik bireysel yatkınlıkların temel bir şekilde anlaşılmasına katkıda bulunarak, potansiyel olarak sarkopeni ve ilgili durumlar için gelecekteki tanı araçlarının ve hedefe yönelik terapötik müdahalelerin geliştirilmesine rehberlik etmektedir.
Büyük Kohortlardan Elde Edilen Epidemiyolojik Bulgular
Section titled “Büyük Kohortlardan Elde Edilen Epidemiyolojik Bulgular”Büyük ölçekli kohort çalışmaları, özellikle yaşlı yetişkinlerde olmak üzere, çeşitli popülasyonlarda alt vücut kuvvetinin yaygınlığını ve örüntülerini karakterize etmede etkili olmuştur. Örneğin, CHARGE konsorsiyumu, Baltimore Longitudinal Aging Çalışması (BLSA), InCHIANTI, Kardiyovasküler Sağlık Çalışması (CHS), Framingham Kalp Çalışması (FHS), Sağlık, Yaşlanma ve Vücut Kompozisyonu (Sağlık ABC) Çalışması ve Religious Order Çalışması, Hafıza ve Yaşlanma Projesi (MAP/ROS) dahil olmak üzere yedi farklı kohorttan 50 yaşın üzerindeki 9.822 bireyin katıldığı genom çapında ilişkilendirme çalışmalarının (GWAS) bir meta-analizini yapmıştır.[1] Bu çalışmalar, performans tabanlı değerlendirme yöntemlerini kullanarak alt vücut kuvveti verilerini titizlikle toplamış, kilogram veya Newton-metre cinsinden ölçümleri kaydetmiş ve popülasyon düzeyindeki varyasyonları anlamak için yaş, cinsiyet, boy ve kilo gibi demografik faktörlere göre analizleri ayarlamıştır.[1] Bu kapsamlı meta-analiz, alt vücut kuvvetinin kapsamlı bir epidemiyolojik görünümünü sunarken, özellikle özellik için genom çapında anlamlı herhangi bir genetik ilişki tanımlamamıştır; bu da karmaşık bir poligenik mimariye veya belirli popülasyonlarda daha da büyük örneklem boyutlarına ihtiyaç duyulduğunu düşündürmektedir.[1] Bu tür büyük kohort çalışmaları, temel kuvvet dağılımlarını oluşturmak, risk altındaki popülasyonları belirlemek ve hareketliliği korumayı ve yaşa bağlı düşüşü önlemeyi amaçlayan halk sağlığı stratejilerini bilgilendirmek için kritik öneme sahiptir.
Popülasyonlar Arası Genetik Değişkenlik
Section titled “Popülasyonlar Arası Genetik Değişkenlik”Farklı popülasyonlarda alt vücut kuvvetinin incelenmesi, ataya özgü genetik etkiler ve coğrafi varyasyonlar hakkında önemli bilgiler ortaya koymaktadır. CHARGE konsorsiyumu öncelikle Kafkas kökenli popülasyonlara odaklanırken, bir diğer önemli GWAS, özellikle Shimane CoHRE Çalışması ve Bunkyo Sağlık Çalışması gibi kohortlardan 3.452 yaşlı Japon bireyde diz ekstansiyon kuvvetini incelemiştir.[2]Bu çalışma, kromozom 10 üzerinde genom çapında anlamlılığa sahip yeni bir lokus ve kromozom 11 üzerinde diz ekstansiyon kuvveti ile ilişkili düşündürücü bir lokus tanımlayarak, alt ekstremite kas kuvvetinin altında yatan popülasyona özgü genetik yapıları vurgulamıştır.[2]Bu tür bulgular, kas kuvvetinin genetik belirleyicilerinin etnik gruplar arasında önemli ölçüde değişebileceğini ve genetik etkilerin tüm spektrumunu yakalamak için genetik araştırmalarda çeşitli popülasyon örneklerine ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir. Bu nedenle, popülasyonlar arası karşılaştırmalar, genetik faktörlerin çevresel ve yaşam tarzı farklılıklarıyla nasıl etkileşime girerek küresel olarak kas kuvveti fenotiplerini şekillendirdiğini anlamak için önemlidir.
Popülasyon Düzeyinde Değerlendirmede Metodolojik Hususlar
Section titled “Popülasyon Düzeyinde Değerlendirmede Metodolojik Hususlar”Popülasyon çalışmalarında alt vücut kuvvetinin sağlam bir şekilde değerlendirilmesi, metodoloji, örneklem temsiliyeti ve genellenebilirliğin dikkatli bir şekilde değerlendirilmesini gerektirir. Çalışmalar sıklıkla, Quadriceps Training Machine (QTM) veya BIODEX system 4 gibi cihazlar kullanılarak değerlendirilen diz ekstansiyon kuvveti gibi performansa dayalı ölçümleri kullanır; protokoller maksimum çaba ve tutarlı kayıt sağlar.[2] Karıştırıcı faktörleri hesaba katmak ve karşılaştırmaları sağlamak için, ham kuvvet ölçümleri genellikle yaş, cinsiyet ve vücut ağırlığına göre ayarlanır ve daha sonra, örneğin, Japon kohort çalışmasında görüldüğü gibi, yaş ve cinsiyete göre regresyon ve artıklandırma ve ardından ters sıralama normalizasyonu ile daha da işlenir.[2] Bununla birlikte, Shimane CoHRE Çalışması ve Bunkyo Sağlık Çalışması arasında belirtildiği gibi, kohortlar arasındaki kuvvet cihazları ve protokollerindeki metodolojik farklılıklar, bulguların karşılaştırılabilirliğini ve genellenebilirliğini sağlamak için dikkatli bir uyumlaştırma veya meta-analiz teknikleri gerektirir.[2] Toplumda yaşayan yaşlı yetişkinlerin dahil edilmesi gibi çalışma popülasyonlarının temsiliyeti ve genotipleme verilerinin titiz kalite kontrolü, bulguların geçerliliğini ve daha geniş popülasyona daha geniş uygulanabilirliğini sağlamak için çok önemlidir.[1]
Alt Vücut Gücü Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Section titled “Alt Vücut Gücü Hakkında Sıkça Sorulan Sorular”Bu sorular, güncel genetik araştırmalara dayanarak alt vücut gücünün en önemli ve spesifik yönlerini ele almaktadır.
1. Ailemin bacakları güçsüz; benim de mi olacak?
Section titled “1. Ailemin bacakları güçsüz; benim de mi olacak?”Evet, genetiğin bacak gücünüzde rol oynama ihtimali yüksek. Araştırmalar, alt ekstremite gücü de dahil olmak üzere kas gücünün önemli bir bölümünün ailenizden kalıtıldığını göstermektedir. Genetik bir yatkınlığınız olsa da, egzersiz ve yaşam tarzı gibi şeyler gerçek gücünüzü büyük ölçüde etkileyebilir.
2. Bazı insanların neden doğal olarak güçlü bacakları vardır?
Section titled “2. Bazı insanların neden doğal olarak güçlü bacakları vardır?”Bu durum genellikle genetik faktörlerin ve vücut yapılarının bir kombinasyonundan kaynaklanır. Bazı bireyler doğal olarak kas kütlesine, kas lifi tipi kompozisyonlarına ve daha fazla kuvvet üretimine katkıda bulunan sinir verimliliğine sahiptir. Genetik bazı insanlara avantaj sağlasa da, düzenli fiziksel aktivite herkesin güç geliştirmesi ve koruması için hala önemlidir.
3. Bacaklarımı çok çalıştırıyorum, ama daha güçlü değiller. Neden?
Section titled “3. Bacaklarımı çok çalıştırıyorum, ama daha güçlü değiller. Neden?”Genetik yapınız, vücudunuzun egzersize ne kadar etkili yanıt vereceğini etkileyebilir. Tutarlı çaba çok önemli olsa da, genetik faktörler kuvvet üretme kapasitenizde önemli bir rol oynar. Örneğin, TACC2 geni yakınındaki genetik varyasyonlar gibi belirli gen varyasyonları, diz ekstansiyon gücüyle bağlantılı olabilir ve potansiyel kazanımlarınızı etkileyebilir.
4. Bacak gücünü kaybetmek sadece yaşlanmanın bir parçası mı?
Section titled “4. Bacak gücünü kaybetmek sadece yaşlanmanın bir parçası mı?”Bazı azalma yaygın olsa da, önemli ölçüde bacak gücü kaybı sadece yaşlanmanın kaçınılmaz bir parçası değildir. Genellikle düşmeler ve kırıklar gibi ciddi sağlık sorunlarıyla bağlantılı bir kas bozukluğu olan sarkopeninin bir işaretidir. Kas gücü üzerindeki genetik etkiler de yaşamınız boyunca değişebilir, bu da yaşa bağlı bazı düşüşlerin belirli bireyler için daha belirgin olabileceği anlamına gelir.
5. Yaşlandıkça bacaklarımın güçsüzleşmesini gerçekten engelleyebilir miyim?
Section titled “5. Yaşlandıkça bacaklarımın güçsüzleşmesini gerçekten engelleyebilir miyim?”Evet, bacak gücünüzdeki yaşa bağlı önemli düşüşü önlemek için kesinlikle adımlar atabilirsiniz. Düzenli fiziksel aktivite yoluyla alt vücut gücünüzü izlemek ve korumak, çok önemli bir önleyici tedbirdir. Bu, yaşlandıkça fonksiyonel bağımsızlığınızı artırmaya ve düşmeler ve sakatlık gibi riskleri azaltmaya yardımcı olabilir.
6. Bacak kaslarım genetik olarak kol kaslarımdan farklı mı?
Section titled “6. Bacak kaslarım genetik olarak kol kaslarımdan farklı mı?”Evet, araştırmalar bacak gücünüz üzerindeki genetik etkilerin, kol gücünüzü etkileyenlerden oldukça farklı olduğunu göstermektedir. Çalışmalar, alt vücut gücü (diz ekstansiyonu gibi) ile üst uzuv gücü (el kavrama gibi) arasında yalnızca zayıf ila orta düzeyde genetik örtüşme olduğunu göstermektedir. Bu, kol gücü için elde edilen genetik bulguların doğrudan bacaklarınıza uygulanamayacağı anlamına gelir ve bu da onların benzersiz genetik yapısını vurgular.
7. Etnik Kökenim Bacak Gücü Potansiyelimi Değiştirir mi?
Section titled “7. Etnik Kökenim Bacak Gücü Potansiyelimi Değiştirir mi?”Evet, etnik kökeniniz rol oynayabilir, çünkü kas gücü için genetik bulgular popülasyonlar arasında farklılık gösterebilir. Çoğu çalışma, Avrupa veya Japon kökenli insanlar gibi belirli gruplara odaklanmıştır. Bir grupta bulunan genetik ilişkiler, genetik yapıdaki farklılıklar nedeniyle diğerlerinde aynı olmayabilir veya aynı etkiye sahip olmayabilir.
8. Bacak gücümü ölçmek neden bu kadar karmaşık?
Section titled “8. Bacak gücümü ölçmek neden bu kadar karmaşık?”Karmaşık görünebilir çünkü bacak gücünü ölçmenin birçok yolu vardır; örneğin izometrik veya izokinetik testler için farklı cihazlar kullanmak gibi. Bu yöntemler, gücü çeşitli birimlerde raporlayabilir ve kas fonksiyonunun biraz farklı yönlerini yakalayabilir. Bu değişkenlik, farklı çalışmalar veya ölçümler arasında sonuçları doğrudan karşılaştırmayı zorlaştırabilir.
9. Zayıf bacaklara sahip olmak daha büyük bir sağlık sorununun işareti midir?
Section titled “9. Zayıf bacaklara sahip olmak daha büyük bir sağlık sorununun işareti midir?”Evet, önemli ölçüde azalmış alt vücut gücü, altta yatan sağlık sorunlarının kritik bir göstergesi olabilir. Düşme, kırık, fiziksel engel ve hatta ölüm riskinin artmasıyla bağlantılı, ilerleyici bir kas bozukluğu olan sarkopeninin önemli bir işaretidir. Güçlü bacaklara sahip olmak, özellikle yaşlandıkça genel sağlık ve fonksiyonel bağımsızlık için hayati önem taşır.
10. Bir DNA testi güçlü bacaklara sahip olup olmayacağımı söyleyebilir mi?
Section titled “10. Bir DNA testi güçlü bacaklara sahip olup olmayacağımı söyleyebilir mi?”DNA testleri, örneğin diz ekstansiyon gücü gibi özelliklerle bağlantılı belirli genetik varyantları tanımlarken (örneğin, TACC2genindeki bir varyant), genel alt vücut gücü için tam genetik tablo hala karmaşıktır. Geniş ölçekli çalışmalar, genel bacak gücü için her zaman birçok genom çapında anlamlı ilişki bulamamıştır; bu da tek bir testin size genetik yatkınlığınız hakkında yalnızca kısmi bir anlayış verebileceği anlamına gelir.
_Bu SSS, mevcut genetik araştırmalara dayanarak otomatik olarak oluşturulmuştur ve yeni bilgiler geldikçe güncellenebilir.
Feragatname: Bu bilgiler yalnızca eğitim amaçlıdır ve profesyonel tıbbi tavsiyenin yerine kullanılmamalıdır. Kişiselleştirilmiş tıbbi rehberlik için her zaman bir sağlık uzmanına danışın.
References
Section titled “References”[1] Matteini, A. M. et al. “GWAS analysis of handgrip and lower body strength in older adults in the CHARGE consortium.”Aging Cell, 2016.
[2] Ito, S. et al. “A genome-wide association study identifies a locus associated with knee extension strength in older Japanese individuals.” Commun Biol, 2024.
[3] Cruz-Jentoft, A. J. et al. “Sarcopenia: revised European consensus on definition and diagnosis.”Age Ageing, vol. 48, 2019, pp. 16–31.
[4] Yeung, S. S. Y. et al. “Knee extension strength measurements should be considered as part of the comprehensive geriatric assessment.” BMC Geriatr., vol. 18, 2018, p. 130.
[5] Bohannon, R. W. “Dynamometer measurements of grip and knee extension strength: are they indicativeof overalllimb andtrunk muscle strength?”Percept. Mot. Skills, vol. 108, 2009, pp. 339–342.
[6] McLean, R. R. et al. “Criteria for clinically relevant weakness and low lean mass and their longitudinal association with incident mobility impairment and mortality: the Foundation for the National Institutes of Health (FNIH) Sarcopenia Project.”J. Gerontol. A Biol. Sci. Med. Sci., vol. 69, 2014, p. 576.
[7] Singhal, S. et al. “Low one‐repetition‐maximum knee extension is significantly associated with poor grip strength, female sex, and various aging‐related syndromes.”AGING Med., vol. 3, 2020, pp. 125–131.
[8] Menant, J. C. et al. “Strength measures are better than muscle mass measures in predicting health-related outcomes in older people: time to abandon the term sarcopenia?”Osteoporos. Int., vol. 28, 2017, pp. 59–70.
[9] Kristensen, M. T. et al. “Knee extension strength measures indicating probable sarcopenia is associated with health-related outcomes and a strong predictor of 1-year mortality in patients following hip fracture surgery.”Geriatrics, 2021.
[10] Moreland, J. D. et al. “Muscle weakness and falls in older adults: a systematic review and meta-analysis.”J. Am. Geriatr. Soc., vol. 52, 2004, pp. 1121–1129.