HDL'de Serbest Kolesterol
Yüksek Yoğunluklu Lipoproteindeki (HDL) serbest kolesterol (HDL), HDL partikülleri içinde taşınan kolesterolün esterleşmemiş formunu ifade eder. HDL, fazla kolesterolün çevresel hücrelerden uzaklaştırılıp karaciğere geri taşındığı biyolojik bir süreç olan ters kolesterol taşınımındaki kritik rolüyle yaygın olarak tanınır. Bu mekanizma, hücresel kolesterol dengesini korumak ve arter duvarları da dahil olmak üzere dokularda kolesterol birikimini önlemek için esastır.
Biyolojik Temel
Section titled “Biyolojik Temel”HDL partikülleri başlıca karaciğer ve bağırsaklarda sentezlenir. Yeni sentezlenen (nascent) HDL dolaşırken, çeşitli taşıyıcılar aracılığıyla hücrelerden aktif olarak serbest kolesterol alır; özellikle ATP-bağlayıcı kaset taşıyıcı A1 (ABCA1) bu süreçte önemlidir.[1]HDL partikülüne dahil olduktan sonra, serbest kolesterol, lesitin-kolesterol açiltransferaz (LCAT) enzimi tarafından hızla kolesterol esterlerine dönüştürülür. Bu daha hidrofobik kolesterol esterleri HDL partikülünün çekirdeğine hareket eder, bu da partikülün olgunlaşmasını ve hücrelerden serbest kolesterol kabul etmeye devam etmesini sağlar. Lipid metabolizmasında rol oynayan çeşitli genlerdeki genetik varyasyonların HDL kolesterol düzeylerini etkilediği gösterilmiştir. Bunlar arasındaABCA1, APOA1-APOC3-APOA4-APOA5 gen kümesi, CETP, LIPC, LIPG ve LPL gibi genler bulunmaktadır.[2] GALNT2’deki rs4846914 gibi spesifik tek nükleotid polimorfizmleri (SNP’ler), değişmiş HDL kolesterol konsantrasyonları ile ilişkilendirilmiştir.[2] TBL2 ve MLXIPL yakınındaki rs17145738 ve TRIB1 yakınındaki rs17321515 gibi diğer SNP’ler de HDL kolesterol düzeyleri ile ilişkiler göstermiştir.[2] Toplu olarak, bu ve diğer lokuslardaki yaygın genetik varyantların, popülasyon içindeki HDL kolesterol konsantrasyonlarındaki bireyler arası değişkenliğin önemli bir kısmını açıkladığı tahmin edilmektedir.[2]
Klinik Önemi
Section titled “Klinik Önemi”HDL kolesterolünün sağlıklı seviyeleri, genellikle kardiyovasküler hastalık riskinin azalmasıyla ilişkilidir (CVD).[1] Toplam konsantrasyonun ötesinde, serbest kolesterolü kabul etme ve taşıma kapasitesi de dahil olmak üzere HDL’nin işlevselliği, giderek daha fazla anahtar bir faktör olarak kabul edilmektedir. İşlevsiz HDL, yüksek miktarlarda bulunsa bile, aynı koruyucu faydaları sağlamayabilir. Genetik yatkınlıklar, bireyin lipid profilini ve sonuç olarak dislipidemi ve koroner arter hastalığına (CAD) olan yatkınlığını önemli ölçüde etkiler.[1] Araştırmalar, HDL kolesterol seviyelerini etkileyen ve sırasıyla KAH riskiyle bağlantılı olan çok sayıda genetik lokus tanımlamıştır.[3] Bu genetik etkileri anlamak, bireyin riskini değerlendirmede ve potansiyel olarak hedefli önleyici veya terapötik stratejilere rehberlik etmede yardımcı olabilir.
Sosyal Önem
Section titled “Sosyal Önem”Kardiyovasküler hastalıklar, CAD dahil olmak üzere, küresel çapta morbidite ve mortalitenin önde gelen bir nedenini oluşturmaktadır. Lipid profilleri ile CVD riski arasındaki güçlü ilişki göz önüne alındığında, HDL’deki serbest kolesterolü etkileyen genetik ve biyolojik faktörleri anlamak önemli bir sosyal öneme sahiptir. Bu bilgi, yüksek genetik riske sahip bireylerin belirlenmesinden yaşam tarzı müdahaleleri ve farmakolojik tedaviler için daha kişiselleştirilmiş yaklaşımlar geliştirmeye kadar, CVD’yi önlemeyi amaçlayan halk sağlığı stratejilerine katkıda bulunmaktadır. Bu genetik varyasyonlara yönelik araştırmalar, genler, çevresel faktörler ve sağlık sonuçları arasındaki karmaşık etkileşimi çözmeye yardımcı olmakta, böylece hassas tıp çabalarını bilgilendirmektedir.
Önemli Varyantlar
Section titled “Önemli Varyantlar”References
Section titled “References”[1] Aulchenko, Y. S., et al. “Loci influencing lipid levels and coronary heart disease risk in 16 European population cohorts.”Nat Genet, vol. 41, no. 1, 2009, pp. 47-55.
[2] Kathiresan, S., et al. “Six new loci associated with blood low-density lipoprotein cholesterol, high-density lipoprotein cholesterol or triglycerides in humans.”Nat Genet, vol. 40, no. 2, 2008, pp. 189-197.
[3] Willer, C. J., et al. “Newly identified loci that influence lipid concentrations and risk of coronary artery disease.”Nat Genet, vol. 40, no. 2, 2008, pp. 161-169.