Dihidrotestosteron
Arka Plan
Section titled “Arka Plan”Dihidrotestosteron (DHT), testosterondan sentezlenen güçlü bir androjen, bir tür erkeklik hormonudur. Hem doğum öncesinde hem de bir bireyin yaşamı boyunca erkek özelliklerinin gelişiminde kritik bir rol oynar. Dihidrotestosteron seviyelerini anlamak, çeşitli fizyolojik süreçleri ve sağlık durumlarını değerlendirmek için önemlidir.
Biyolojik Temel
Section titled “Biyolojik Temel”Dihidrotestosteron öncelikle testosterondan, 5-alfa redüktazın enzimatik etkisiyle üretilir. Bu dönüşüm, prostat, saç kökleri ve cilt dahil olmak üzere çeşitli hedef dokularda meydana gelir. DHT, androjen reseptörlerine testosterondan önemli ölçüde daha yüksek afinite ve güçle bağlanır ve bu da onu androjenik etkilerin önemli bir aracısı yapar. Bu etkiler, fetal gelişim sırasında erkek dış genital organlarının gelişimi, prostat büyümesi ve erkek tipi saç büyümesi ve saç dökülmesinin tezahürünü kapsar.
Klinik Önemi
Section titled “Klinik Önemi”Dihidrotestosteron seviyelerinin ölçülmesi, klinik uygulamada değerli bir tanı aracıdır. Anormal seviyeler, altta yatan endokrin bozukluklarını veya hormonal dengesizlikleri gösterebilir. Örneğin, yüksek dihidrotestosteron seviyeleri sıklıkla iyi huylu prostat hiperplazisi (BPH), prostatın yaygın yaşa bağlı büyümesi ve erkek veya kadın tipi kellik olarak bilinen androgenetik alopesi gibi durumlarla ilişkilidir. Tersine, sıklıkla 5-alfa redüktaz enzimindeki bir eksiklikten kaynaklanan yetersiz dihidrotestosteron seviyeleri, doğumda belirsiz genital organlar ve ergenlik döneminde erkeklerde eksik virilizasyon gibi durumlara yol açabilir. Dihidrotestosteron seviyelerinin izlenmesi, bu durumların teşhisine, prognozuna ve yönetimine yardımcı olur ve ayrıca anti-androjen tedavilerinin etkinliğinin değerlendirilmesinde de rol oynar.
Sosyal Önemi
Section titled “Sosyal Önemi”Doğrudan klinik uygulamalarının ötesinde, dihidrotestosteronun incelenmesi daha geniş bir sosyal öneme sahiptir. Androgenetik alopesi ve BPH gibi dihidrotestosterondan etkilenen durumlar yaygındır ve küresel olarak yaşam kalitesini, ruh sağlığını ve sağlık harcamalarını önemli ölçüde etkileyebilir. Dihidrotestosteronun sentezi, etkisi ve düzenlenmesi üzerine yapılan araştırmalar, bu durumlar hakkındaki anlayışımızı geliştirmiş ve 5-alfa redüktaz inhibitörleri de dahil olmak üzere hedefe yönelik tedavilerin geliştirilmesine yol açmıştır. Endokrinle ilişkili özelliklerin araştırılmasından elde edilen bilgiler, hormonal sağlık ve bunun kamu refahı üzerindeki etkileri hakkında kapsamlı bir anlayışa katkıda bulunur ve potansiyel olarak daha kişiselleştirilmiş önleyici ve tedavi stratejilerinin önünü açar.[1]
Analiz Metodolojisi ve Teknik Hassasiyet
Section titled “Analiz Metodolojisi ve Teknik Hassasiyet”Dihidrotestosteron (DHT) seviyelerinin doğru bir şekilde ölçülmesi, seçilen analiz metodolojisinin özgüllüğüne ve hassasiyetine doğası gereği bağlıdır. DHT’nin kendisi için spesifik detaylar araştırmada sağlanmamış olsa da, dehidroepiandrosteron sülfat (DHEAS) gibi diğer endokrinle ilgili özellikler üzerine yapılan çalışmalarda, radyoimmünoassay gibi teknikler kullanılmıştır.[1] Bu tür immünoassay yöntemleri, yaygın olarak kullanılmasına rağmen, yapısal olarak benzer steroid hormonları veya metabolitleri ile çapraz reaksiyona girebilir ve bu da gerçek DHT konsantrasyonlarının aşırı tahmin edilmesine veya yanlış temsil edilmesine yol açabilir. Bu teknik sınırlama, potansiyel değişkenliği ortaya çıkarır ve farklı araştırma ortamları veya platformlarındaki sonuçların karşılaştırılabilirliğini azaltır.
Ayrıca, herhangi bir DHT analizinin analitik performans özellikleri, özellikle de saptama alt sınırı, verilerin kullanışlılığını önemli ölçüde etkiler. Yetersiz hassasiyete sahip bir analiz, çok düşük fizyolojik DHT seviyelerini doğru bir şekilde ölçemeyebilir ve bu da sansürlenmiş verilere ve ölçülebilir değerlerin kesilmiş bir aralığına neden olabilir. Bu, özellikle DHT konsantrasyonlarının doğal olarak düşük olduğu popülasyonlarda veya durumlarda, ince fakat biyolojik olarak önemli varyasyonları gizleyebilir ve böylece fizyolojik ve patofizyolojik rollerinin kesin yorumlanmasını zorlaştırır.
Karıştırıcı Faktörler ve Fenotipik Tanım
Section titled “Karıştırıcı Faktörler ve Fenotipik Tanım”Dihidrotestosteron seviyelerinin kesin yorumlanması, konsantrasyonunu etkileyebilecek çok sayıda fizyolojik ve çevresel karıştırıcı faktör tarafından karmaşıklaştırılır. Yaş, cinsiyet, diurnal varyasyon, diyet, yaşam tarzı ve ilaç kullanımı gibi faktörler steroid hormon metabolizmasının bilinen modülatörleridir ve bazı çalışmalar yaş ve cinsiyet için ayarlama yapsa da,[2] tüm bu değişkenleri kapsamlı bir şekilde hesaba katmak zordur. Kontrolsüz veya ölçülmemiş karıştırıcı faktörler sistematik bir yanlılık oluşturabilir ve DHT seviyelerinin gerçek genetik veya spesifik çevresel belirleyicilerini izole etmeyi zorlaştırır.
DHT fenotipinin tanımı ve karakterizasyonu da sınırlamalar sunmaktadır. Demografik ve diğer değişkenler için ayarlama yapıldıktan sonra “normalize edilmiş artıkların” kullanılması, [1] değişkenliği azaltmak için yaygın bir istatistiksel yaklaşımdır, ancak DHT düzenlemesinin dinamik biyolojik karmaşıklığını tam olarak yakalayamayabilir. Ayarlama değişkenlerinin seçimi ve örnek toplama zamanlaması (örneğin, tek zaman noktalı ölçümler), uzun vadeli ortalama seviyeleri veya hedef dokulardaki biyolojik olarak aktif konsantrasyonları yansıtmayabilir, bu da bir bireyin gerçek DHT durumunun eksik veya hatta yanıltıcı bir şekilde temsil edilmesine yol açabilir.
Genellenebilirlik ve Tekrarlama Zorlukları
Section titled “Genellenebilirlik ve Tekrarlama Zorlukları”Dihidrotestosteron seviyeleriyle ilgili bulguların genellenebilirliği, özellikle genetik ilişkilendirme çalışmalarında, genellikle çalışma kohortlarının spesifik özellikleri ile sınırlıdır. DGI çalışması (N = 3025.[2]) veya Framingham Kalp Çalışması gibi sınırlı genetik çeşitliliğe sahip popülasyonlarda yapılan çalışmalar, sonuçları daha çeşitli atalara sahip gruplara doğrudan aktarılamayan sonuçlar verebilir. Geniş popülasyon temsilinin olmaması, kohorta özgü önyargılara yol açabilir ve DHT üzerindeki evrensel genetik veya çevresel etkilerin belirlenmesini engelleyebilir.
DHT seviyeleri ile genetik ilişkilerin bağımsız kohortlarda tekrarlanabilmesi, bulguları doğrulamak için çok önemlidir, ancak çalışma tasarımı, fenotip tanımı ve istatistiksel güçteki farklılıklar nedeniyle engellenebilir. Küçük örneklem büyüklükleri veya heterojen kohortlar, etki büyüklüğü şişmesine katkıda bulunabilir ve yanlış pozitif riskini artırabilir, bu da sağlam keşif için daha büyük, çok etnik kökenli meta-analizler gerektirir. Tekrarlamadaki boşluklar, tanımlanan ilişkilere olan güveni sınırlar ve genetik bilgilerin klinik veya halk sağlığı uygulamalarına çevrilmesini engeller.
Varyantlar
Section titled “Varyantlar”Dihidrotestosteron (DHT dahil olmak üzere) seks hormonlarının düzenlenmesi, özellikle hormon taşınmasını ve hücresel işlevi etkileyen genetik faktörlerin karmaşık bir etkileşimi ile etkilenir. Bu sistemdeki önemli bir oyuncu,SHBGgeni tarafından kodlanan Seks Hormonu Bağlayıcı Globulin’dir. Bu protein, öncelikle testosteron ve DHT gibi seks hormonlarını kan dolaşımında bağlamaktan sorumludur ve böylece hedef dokulara biyoyararlanımlarını düzenler.SHBGgenindeki varyasyonlar, SHBG proteininin dolaşımdaki seviyelerini önemli ölçüde değiştirebilir ve bu da vücutta bulunan serbest, biyolojik olarak aktif hormon miktarını etkiler.[3]Bu tür değişiklikler, hormon dengesizliği ile ilgili durumları anlamak ve toplam dihidrotestosteron her zaman biyolojik olarak aktif fraksiyonu yansıtmayabileceğinden, dihidrotestosteron seviyelerini doğru bir şekilde yorumlamak için çok önemlidir.
ATP1B2geni, hücre zarlarında iyon gradyanlarını korumaktan sorumlu kritik bir enzim kompleksi olan Na+/K+-ATPaz’ın bir beta alt birimini kodlar. Birincil rolü hücresel iyon taşınması ve membran potansiyelinde olmakla birlikte, bu temel hücresel süreçler, hormon sinyali, hücresel metabolizma ve hormon sentezi ve düzenlenmesinde yer alan dokuların genel sağlığı dahil olmak üzere çok çeşitli fizyolojik fonksiyonlar için gereklidir.*rs727428 * ve *rs72829446 * gibi varyantlar, ATP1B2geni ile ilişkili tek nükleotid polimorfizmleridir ve bu hayati iyon pompasının ekspresyonunu, stabilitesini veya işlevini etkileyebilirler.[3]Bu varyantlardan kaynaklanan hücresel iyon dengesindeki değişiklikler, hormon metabolizmasına veya karaciğerin SHBG gibi proteinleri sentezleme kapasitesine katkıda bulunan karmaşık biyolojik yolları dolaylı olarak etkileyebilir. Sonuç olarak, bu genetik varyasyonlar, genel hormon düzenlemesi ve dolaşımdaki dihidrotestosteron seviyelerinin yorumlanması için ince, ancak önemli etkilere sahip olabilir ve potansiyel olarak bir dizi örtüşen metabolik ve endokrin özelliği etkileyebilir.[3]
Önemli Varyantlar
Section titled “Önemli Varyantlar”| RS ID | Gen | İlişkili Özellikler |
|---|---|---|
| rs727428 | SHBG - ATP1B2 | sex hormone-binding globulin BMI-adjusted waist-hip ratio waist-hip ratio testosterone dihydrotestosterone |
| rs72829446 | ATP1B2 | testosterone dihydrotestosterone mathematical ability |
Dihidrotestosteron Varyasyonunun Nedenleri
Section titled “Dihidrotestosteron Varyasyonunun Nedenleri”Vücuttaki dihidrotestosteron (DHT) konsantrasyonu, genetik, çevresel ve fizyolojik faktörlerin karmaşık bir etkileşimi ile etkilenir. Bu nedensel unsurları anlamak, bireylerde gözlemlenen varyasyonları kavramak için çok önemlidir.
Genetik Yatkınlık ve Kalıtılabilirlik
Section titled “Genetik Yatkınlık ve Kalıtılabilirlik”Genetik faktörler, bir bireyin dihidrotestosteronun etkilediği durumlar, örneğin benign prostat hiperplazisi (BPH) gibi, yatkınlığını belirlemede önemli bir rol oynar. Aile ve ikiz çalışmaları, bu genetik bileşen için ikna edici kanıtlar sunarak, etkilenen bireylerin birinci derece erkek akrabaları arasında BPH için önemli ölçüde artmış bir yaşam boyu riski göstermektedir.[4] Örneğin, ikiz çalışmaları, monozigotik ikizlerde BPH için daha yüksek bir rölatif risk bildirmiş ve ilişkili alt üriner sistem semptomları için önemli kalıtılabilirlik tahmin etmiştir.[4]Genom çapında ilişkilendirme çalışmaları (GWAS), insan genomu boyunca androjen metabolizması veya etkileri ile ilgili olanlar da dahil olmak üzere çeşitli karmaşık özelliklerle ilişkili çok sayıda tek nükleotid polimorfizmi (SNP) tanımlamıştır.[5] Bu çalışmalar genellikle bireysel genetik varyantların etkisini ölçmek için aditif genetik modeller kullanır. Ayrıca, çok sayıda SNP’nin kümülatif etkisi, çok sayıda allelin etkilerini bir araya getirerek genetik riskin daha kapsamlı bir ölçüsünü sağlayan poligenik skorlar aracılığıyla değerlendirilebilir.[5]
Çevresel ve Yaşam Tarzı Etkileri
Section titled “Çevresel ve Yaşam Tarzı Etkileri”Kalıtımsal yatkınlıkların ötesinde, çeşitli çevresel ve yaşam tarzı faktörleri dihidrotestosteron seviyelerinin düzenlenmesine veya DHT’nin ilişkili olduğu durumların gelişmesine katkıda bulunur. Obezite ve insülin direnci gibi bir dizi durumla karakterize edilen metabolik sendrom, BPH ile güçlü bir şekilde ilişkilidir ve ilerlemesini etkileyebilir.[4] Benzer şekilde, kronik inflamatuvar durumlar, BPH insidansının artmasıyla ilişkilendirilmiştir ve bu da sistemik inflamasyonun DHT etkisine ilişkin yolları modüle edebileceğini düşündürmektedir.[4]Spesifik yaşam tarzı seçimleri de önemli değiştiriciler olarak işlev görür. Sigara içme ve alkol tüketimi gibi faktörler, çeşitli biyolojik süreçler üzerindeki etkilerini göstererek genetik analizlerde sıklıkla kovaryant olarak kabul edilir.[6]Genellikle diyet ve fiziksel aktivitenin bir yansıması olan vücut kitle indeksi (VKİ), sağlık sonuçlarını inceleyen çalışmalarda sürekli olarak ayarlanan bir diğer önemli çevresel faktördür.[6]
Etkileşimler ve Düzenleyiciler
Section titled “Etkileşimler ve Düzenleyiciler”Dihidrotestosteron seviyelerinin nihai ifadesi ve bunların sağlık üzerindeki etkisi genellikle karmaşık gen-çevre etkileşimlerinin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Genetik yatkınlıklar, çevresel faktörler tarafından önemli ölçüde düzenlenebilir, bu da belirli bir genetik varyantın etkisinin, bireyin yaşam tarzına veya maruziyetlerine bağlı olarak artabileceği veya azalabileceği anlamına gelir.[6]Örneğin, karmaşık özellikleri araştıran çalışmalar, SNP’ler ile cinsiyet, BMI, alkol tüketimi ve sigara içimi gibi faktörler arasındaki etkileşimleri açıkça incelemiştir.[6] Birkaç diğer fizyolojik düzenleyici de rol oynamaktadır. Yaşa bağlı değişiklikler kritik bir husustur ve çoğu çalışma, diğer genetik ve çevresel değişkenlerin etkilerini doğru bir şekilde izole etmek için yaşı ayarlar.[7] Metabolik sendrom veya inflamatuvar durumlar gibi komorbiditelerin varlığı, DHT’nin dahil olduğu hastalıkların ilerlemesini daha da şiddetlendirebilir veya etkileyebilir.[4] Ek olarak, antihipertansif ilaçlar da dahil olmak üzere belirli ilaçların kullanımı, fizyolojik ölçümleri etkileyebilir ve gözlemlenen ilişkilerin amaçlanan nedensel faktörlere atfedilebilir olmasını sağlamak için araştırmalarda ayarlamalar yapılmasını gerektirebilir.[8]Bağlamda sağlanan bilgileri kullanma ve herhangi bir ayrıntı uydurmama veya bilgi eksikliğinden bahsetmeme yönündeki katı talimat nedeniyle, dihidrotestosteron için kapsamlı bir Biyolojik Arka Plan bölümü yazamıyorum. Sağlanan kaynak materyal, dihidrotestosteron, moleküler yolları, genetik mekanizmaları, patofizyolojik süreçleri, temel biyomolekülleri veya doku/organ düzeyindeki biyolojisi hakkında özel bilgiler içermemektedir.
Dihidrotestosteron Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Section titled “Dihidrotestosteron Hakkında Sıkça Sorulan Sorular”Bu sorular, mevcut genetik araştırmalara dayanarak dihidrotestosteronun en önemli ve spesifik yönlerini ele almaktadır.
1. Kardeşim saçını kaybetmezken ben neden saçımı kaybediyorum?
Section titled “1. Kardeşim saçını kaybetmezken ben neden saçımı kaybediyorum?”Saç dökülmeniz veya androgenetik alopesi, dihidrotestosteron (DHT) seviyelerinden ve saç köklerinizin buna nasıl tepki verdiğinden büyük ölçüde etkilenir. Hem siz hem de kardeşiniz testosterondan DHT üretirken, genetik varyasyonlar ne kadar DHT üretildiğini, reseptörlere ne kadar etkili bağlandığını veya Seks Hormonu Bağlayıcı Globulin (SHBG) gibi proteinler nedeniyle ne kadarının mevcut olduğunu etkileyebilir. Aileler içinde bile, bu genetik farklılıklar, saç dökülmesinin değişen derecelerde ve zamanlamasında yol açabilir ve kardeşlerin neden farklı deneyimlere sahip olabileceğini açıklayabilir.
2. Yediklerim saçlarımın daha hızlı dökülmesine neden olabilir mi?
Section titled “2. Yediklerim saçlarımın daha hızlı dökülmesine neden olabilir mi?”Belirli yiyecekler ile DHT kaynaklı saç dökülmesi arasındaki doğrudan bağlantı tam olarak detaylandırılmamış olsa da, diyetiniz genel hormon metabolizmasını etkileyebilecek önemli bir yaşam tarzı faktörüdür. Bu daha geniş yaşam tarzı unsurları, steroid hormon seviyelerini etkileyebilir ve potansiyel olarak androgenetik alopesi gibi durumlara katkıda bulunabilir. Optimal hormonal sağlık için genellikle dengeli bir diyet ve sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmek önerilir.
3. Babamda prostat sorunları varsa, bende kesinlikle olacak mı?
Section titled “3. Babamda prostat sorunları varsa, bende kesinlikle olacak mı?”Kesinlikle değil, ancak babanızda benign prostat hiperplazisi (BPH) olması riskinizi artırır. BPH genellikle yüksek dihidrotestosteron (DHT) seviyeleriyle bağlantılıdır ve genetik, vücudunuzun hormonları nasıl düzenlediğinde rol oynarken, yaş, yaşam tarzı ve diğer ölçülmemiş karıştırıcı faktörler gibi birçok başka faktör de katkıda bulunur. Prostat sağlığınızı izlemek için doktorunuzla düzenli kontroller önemlidir.
4. Diğer ilaçlarım hormon testi sonuçlarımı değiştirebilir mi?
Section titled “4. Diğer ilaçlarım hormon testi sonuçlarımı değiştirebilir mi?”Evet, kesinlikle. İlaçlar, steroid hormon metabolizmasını önemli ölçüde etkileyebilen ve dolayısıyla dihidrotestosteron (DHT) seviyelerinizi değiştirebilen bilinen karıştırıcı faktörlerdir. Bu, ilacın gerçek fizyolojik konsantrasyonu değiştiriyor olabileceği için test sonuçlarınızın yorumlanmasını daha karmaşık hale getirebilir. Hormon testleri yaptırırken doktorunuza kullandığınız tüm ilaçlar hakkında bilgi vermeniz çok önemlidir.
5. Hormon kan testi için günün en iyi zamanı ne zaman?
Section titled “5. Hormon kan testi için günün en iyi zamanı ne zaman?”Kan testinizin zamanlaması önemlidir çünkü dihidrotestosteron (DHT) dahil olmak üzere steroid hormonları, diurnal varyasyon gösterebilir; bu da seviyelerinin gün boyunca doğal olarak dalgalandığı anlamına gelir. En doğru ve karşılaştırılabilir sonuçları elde etmek için, doktorunuz genellikle bu doğal dalgalanmayı en aza indirmek ve tutarlı bir sonuç sağlamak için belirli bir zamanı, genellikle sabahı önerecektir.
6. Hormon testlerim neden bazen farklı sayılar gösteriyor?
Section titled “6. Hormon testlerim neden bazen farklı sayılar gösteriyor?”Dihidrotestosteron (DHT) test sonuçlarınızın değişmesine çeşitli faktörler neden olabilir. Test metodolojisinin kendisi, benzer hormonlarla çapraz reaksiyon veya değişen hassasiyet gibi sınırlamalara sahip olabilir ve bu da teknik değişkenliğe yol açar. Ek olarak, diyetiniz, yaşam tarzınız, stresiniz ve hatta örneğin alındığı günün saati gibi fizyolojik karıştırıcılar hormon seviyelerinizi etkileyebilir ve farklı okumalara katkıda bulunabilir.
7. Bazı erkekler neden diğerlerinden çok daha genç yaşta kel kalır?
Section titled “7. Bazı erkekler neden diğerlerinden çok daha genç yaşta kel kalır?”Erkeklerin erkek tipi kellik veya androgenetik alopesi yaşadığı yaş, büyük ölçüde bireysel genetik yapıları ve vücutlarının dihidrotestosteronu (DHT) nasıl işlediği ile etkilenir. DHT önemli bir faktör olmakla birlikte, hormon taşınmasını ve reseptör duyarlılığını düzenleyen genlerdeki varyasyonlar, bazı bireylerin etkilerine hayatlarının erken dönemlerinde daha duyarlı olmasına neden olabilir.
8. Düzenli egzersiz yapmak hormon seviyelerimi etkiler mi?
Section titled “8. Düzenli egzersiz yapmak hormon seviyelerimi etkiler mi?”Evet, düzenli egzersiz dahil olmak üzere yaşam tarzınız, steroid hormon metabolizmasının bir modülatörü olabilir. Makale, egzersizin DHT üzerindeki spesifik etkilerini detaylandırmasa da, yaşam tarzının kafa karıştırıcı bir faktör olduğunu belirtmektedir. Aktif bir yaşam tarzı sürdürmek, genel hormonal dengeye katkıda bulunabilir ve bu da dolaylı olarak DHT seviyelerini ve ilgili sağlık durumlarını etkileyebilir.
9. Aile geçmişim hormon sağlığımı etkiler mi?
Section titled “9. Aile geçmişim hormon sağlığımı etkiler mi?”Evet, aile geçmişiniz ve kökeniniz hormon sağlığınızı etkileyebilir. Genetik faktörler, dihidrotestosteron (DHT) gibi seks hormonlarının düzenlenmesinde önemli bir rol oynar. Çalışmalar genellikle hormon seviyeleriyle ilgili genetik ilişkilerin farklı atalara sahip gruplar arasında değişebildiğini bulmaktadır; bu da belirli genetik mirasınızın sizi belirli hormon profillerine veya ilgili durumlara yatkın hale getirebileceği anlamına gelir.
10. Stresin saç dökülmemi kötüleştirdiği doğru mu?
Section titled “10. Stresin saç dökülmemi kötüleştirdiği doğru mu?”Makale, stresi steroid hormon metabolizması için genel bir “yaşam tarzı” karıştırıcı faktör olarak belirtirken, doğrudan DHT ile ilişkili saç dökülmesinin kötüleşmesiyle ilişkilendirmemektedir. Bununla birlikte, stres, hormonal denge dahil olmak üzere genel fizyolojik süreçleri etkileyebilen bilinen bir faktördür ve bu da androjenetik alopesi gibi durumları dolaylı olarak etkileyebilir. Bu, bireyler arasında değişen karmaşık bir etkileşimdir.
Bu SSS, güncel genetik araştırmalara dayanarak otomatik olarak oluşturulmuştur ve yeni bilgiler elde edildikçe güncellenebilir.
Sorumluluk Reddi: Bu bilgiler yalnızca eğitim amaçlıdır ve profesyonel tıbbi tavsiye yerine kullanılmamalıdır. Kişiselleştirilmiş tıbbi rehberlik için daima bir sağlık uzmanına danışın.
References
Section titled “References”[1] Hwang, S. J. “A genome-wide association for kidney function and endocrine-related traits in the NHLBI’s Framingham Heart Study.” BMC Medical Genetics, vol. 8, no. Suppl 1, 2007, p. S10.
[2] Weedon, M. N., et al. “A common variant of HMGA2 is associated with adult and childhood height in the general population.” Nature Genetics, vol. 39, no. 10, 2007, pp. 1245-1250.
[3] Melzer D. et al. “A Genome-Wide Association Study Identifies Protein Quantitative Trait Loci (pQTLs).” PLoS Genet, 2008.
[4] Na, R., et al. “A genetic variant near GATA3 implicated in inherited susceptibility and etiology of benign prostatic hyperplasia (BPH) and lower urinary tract symptoms (LUTS).” Prostate, vol. 77, no. 11, 2017, pp. 1205-1212.
[5] Moy, K. A., et al. “Genome-wide association study of circulating vitamin D-binding protein.”Am J Clin Nutr, vol. 99, no. 5, 2014, pp. 1194-1205.
[6] Yang, B. “A genome-wide association study identifies common variants influencing serum uric acid concentrations in a Chinese population.”BMC Med Genomics, vol. 7, 2014, p. 7.
[7] McLaren, C. E., et al. “Genome-wide association study identifies genetic loci associated with iron deficiency.” PLoS One, vol. 6, no. 4, 2011, p. e17398.
[8] Levy, D., et al. “Framingham Heart Study 100K Project: genome-wide associations for blood pressure and arterial stiffness.”BMC Med Genet, vol. 8, 2007, p. S10.