Diffüz İdiopatik İskelet Hiperostozu
Diffüz idiopatik iskelet hiperostozu (DISH), öncelikle omurga boyunca olmak üzere, ligamentlerin ve tendonların kemikleşmesi (kemik haline gelmesi) ile karakterize yaygın bir kas-iskelet sistemi rahatsızlığıdır. Bu durum, komşu omurları birbirine bağlayabilen ve omurga füzyonuna neden olabilen osteofitler olarak bilinen kemik mahmuzlarının oluşmasına yol açar.[1] DISH sıklıkla omurgayı etkilemekle birlikte, iskeletin diğer bölgelerinde de görülebilir.[1] “İdiopatik” terimi, kesin nedeninin tarihsel olarak bilinmediğini yansıtmaktadır, ancak son araştırmalar biyolojik temellerine ışık tutmuştur.[1]
Biyolojik Temel
Section titled “Biyolojik Temel”DISH’nin biyolojik temeli, yeni kemik oluşumu süreci olan aşırı aktif osteogenezi içerdiği giderek daha iyi anlaşılmaktadır.[1]Çalışmalar, DISH ile tüm iskelet sistemi boyunca artmış kemik mineral yoğunluğu (BMD) ve kemik mineral içeriği (BMC) arasında güçlü bir ilişki olduğunu göstermektedir; bu, tipik olarak osteofit oluşumundan etkilenmeyen bölgelerde bile kemik aşırı büyümesine sistemik bir yatkınlık olduğunu düşündürmektedir.[1]Genetik araştırmalar, DISH ile ilişkili çeşitli lokus ve genleri tanımlamıştır; bunların çoğu kemik yeniden şekillenmesi ve gelişiminde önemli roller oynamaktadır. İlişkili olduğu belirlenen önemli genler arasında bir osteogenez ana düzenleyicisi olanRUNX2; kemik oluşumunu etkileyen ve osteoartrit ile ilişkili olanIL11; kemik morfogenetik protein (BMP) sinyalinde rol oynayanGDF5; RUNX2’nin bir hedefi olan CCDC91; bir BMP inhibitörü olan NOG; ve Wnt sinyal yolunun bir parçası olan ROR2 bulunmaktadır.[1] Örneğin, IL11’deki bir missens varyantı olan rs4252548 (R112H), IL11 stabilitesinin azalmasıyla bağlantılı bulunmuştur ve osteogenezi artırarak DISH’e katkıda bulunduğu hipotezi öne sürülmektedir.[2] Benzer şekilde, başka bir BMP inhibitörü olan CHRDL2, kıkırdak ve bağ dokularında eksprese edilir ve inhibitör fonksiyonunun potansiyel kaybı da BMP sinyalinin artmasına ve kemik aşırı büyümesine katkıda bulunabilir.[3] Ayrıca, DISH ile Posterior Longitudinal Ligamanın Ossifikasyonu (OPLL) arasında önemli bir genetik örtüşme vardır; bu da bu omurga ossifikasyon patolojileri için ortak genetik etiyolojiler olduğunu düşündürmektedir.[1]
Klinik Önemi
Section titled “Klinik Önemi”Klinik olarak, DISH, özellikle yaşlı erkeklerde olmak üzere sırt ağrısı dahil çeşitli semptomlarla kendini gösterebilir.[4]Ossifikasyon, etkilenen eklemlerde sertliğe ve hareket aralığının azalmasına neden olabilir. Şiddetli vakalarda, yaygın kemik oluşumu, servikal omurlar etkilendiğinde disfaji (yutma güçlüğü) veya daha da önemlisi, spinal kord kompresyonu ve hatta ani parapleji gibi komplikasyonlara neden olabilir.[5] DISH ayrıca fiziksel fonksiyon bozukluğu ile de ilişkilendirilmiştir.[6]ve varlığı vertebral kırıkları ve genel kemik yoğunluğunu etkileyebilir.[7]Ayrıca, DISH metabolik sendrom ve artmış kardiyovasküler hastalık riski ile ilişkiler göstermektedir.[8] Potansiyel etkisine rağmen, DISH genellikle yetersiz teşhis edilmektedir.[1] Bununla birlikte, tanımlamayı iyileştirmek için erken faz teşhisi için kriterler geliştirilmiştir.[9]
Sosyal Önemi
Section titled “Sosyal Önemi”DISH, özellikle yaşlı popülasyonlarda oldukça yaygın bir durumdur. Araştırmalar, 45 yaşın üzerindeki erkeklerin yaklaşık %20’sinde ve kadınların %8’inde DISH’i gösteren çoklu osteofitlerin bulunduğunu göstermektedir.[1] Diğer çalışmalar da çeşitli popülasyonlardaki yaygınlığına dikkat çekmiştir.[10]Yüksek yaygınlığı, önemli ağrı, fonksiyonel bozukluk ve ciddi nörolojik komplikasyon potansiyeli ile birleştiğinde, DISH’i önemli bir halk sağlığı sorunu haline getirmektedir. Tanısının konulmaması, birçok bireyin tanı konulmamış DISH ile yaşıyor olabileceğini, yaşam kalitelerini etkileyebileceğini ve komplikasyonlar için müdahaleleri geciktirebileceğini düşündürmektedir. DISH’in genetik ve biyolojik etkenlerini anlamak, bu yaygın durumu yönetmek için daha iyi tanı araçları, risk değerlendirmeleri ve hedefe yönelik terapötik stratejiler geliştirmek için çok önemlidir.
Kohort Demografisi ve Genellenebilirlik
Section titled “Kohort Demografisi ve Genellenebilirlik”Diffüz idiyopatik iskelet hiperostozisi (DISH) üzerine yapılan genetik çalışmalardan elde edilen bulgular, ağırlıklı olarak Avrupa kökenli bireylerden oluşan Birleşik Krallık Biobank kohortundan elde edilmiştir.[1] Bu demografik özellik, genetik ilişkilerin ve Mendelian randomizasyon sonuçlarının doğrudan daha çeşitli küresel popülasyonlara genellenebilirliğini doğal olarak sınırlar ve potansiyel olarak diğer etnik gruplarda DİSK gelişimine katkıda bulunabilecek ataya özgü genetik varyantları veya farklı etki büyüklüklerini gözden kaçırır.[1]Ayrıca, Birleşik Krallık Biobank’ının gönüllü temelli yapısı, katılımcıların genel popülasyona kıyasla daha sağlıklı yaşam tarzı seçimleri veya daha az şiddetli sağlık sorunları sergileyebileceği bir “sağlıklı gönüllü yanlılığı” ortaya koymaktadır.[1]Yaş, cinsiyet ve atalara ait akrabalık için ayarlamalar yapılmış olsa da, cinsiyet farklı katılımı da dahil olmak üzere potansiyel kalıntı katılım yanlılığı, gözlemlenen fenotipik ve genetik ilişkileri ince bir şekilde etkileyebilir, ancak bunun kemik özellikleri ve DİSK arasındaki büyük korelasyonlar üzerindeki etkisi minimal olarak kabul edilir.[1]
Fonksiyonel Genomik ve Dokuya Özgü Verilerdeki Zorluklar
Section titled “Fonksiyonel Genomik ve Dokuya Özgü Verilerdeki Zorluklar”DISH’nin altında yatan moleküler mekanizmaları tam olarak aydınlatmadaki önemli bir kısıtlama, mevcut kamuya açık fonksiyonel genomik veri kümelerinin mevcut durumundan kaynaklanmaktadır. LDSC, GARFIELD ve DEPICT gibi araçları kullananlar da dahil olmak üzere gen ve doku zenginleştirme analizleri, kemik hücre tiplerinin, kas-iskelet sistemi ekspresyon verilerinin ve kromatin işaret verilerinin yetersiz temsili ile engellenmiştir.[1] Bu veri kıtlığı, güçlü genetik kanıtlara rağmen, osteogenezin bu yöntemlerle sürekli olarak önemli ölçüde zenginleştirilmiş bir yol olarak tanımlanmadığı anlamına geliyordu.[1]Sonuç olarak, Mendelian randomizasyon ve kolokalizasyon analizleri genellikle diğer dokulardan elde edilen eQTL’lere dayanıyordu, çünkü kapsamlı kemik ve intervertebral disk ekspresyon verileri GTEx gibi kaynaklarda büyük ölçüde bulunmamaktadır.[1] Vekil dokulara olan bu bağımlılık, DISH’nin patolojisiyle doğrudan ilgili olan kesin dokuya özgü düzenleyici mekanizmaları ve nedensel gen ekspresyonu değişikliklerini gizleyebilir.
Keşfedilmemiş Çevresel Etkileşimler ve Kalan Mekanistik Boşluklar
Section titled “Keşfedilmemiş Çevresel Etkileşimler ve Kalan Mekanistik Boşluklar”Çalışmalar yaş, cinsiyet ve atalara ait akrabalık gibi temel demografik faktörler için titizlikle ayarlama yaparken,[1] çevresel faktörlerin karmaşık etkileşimi ve DISH etiyolojisindeki gen-çevre etkileşimleri daha fazla araştırma gerektiren bir alan olmaya devam etmektedir. DISH’in gözlemlenen kalıtılabilirliği %21,6 olarak tahmin edilmektedir.[1] Bu durum önemli bir genetik bileşene işaret etmekle birlikte, çevresel etkiler de dahil olmak üzere yalnızca genetik çalışmalarla tam olarak yakalanamayan diğer katkıda bulunan faktörlere de işaret etmektedir. Özellikle kemiğe özgü fonksiyonel verilerin yetersiz temsili gibi kamuya açık veri kümelerindeki sınırlamalar, tanımlanan genetik varyantların etkilerini hangi kesin moleküler yollar ve hücre tipleri aracılığıyla gösterdiğiyle ilgili kalan bilgi boşluklarına daha da katkıda bulunmaktadır.[1] DISH’in kapsamlı bir şekilde anlaşılması, genetik yatkınlıkları ayrıntılı çevresel maruziyetlerle bütünleştiren ve daha sağlam, dokuya özgü fonksiyonel genomik kaynakları kullanan gelecekteki araştırmaları gerektirecektir.
Varyantlar
Section titled “Varyantlar”Genetik varyasyonlar, özellikle omurga boyunca aşırı kemik oluşumu ile karakterize bir durum olan diffüz idiyopatik iskelet hiperostozuna (DISH) yatkınlıkta önemli bir rol oynamaktadır. Araştırmalar, ilişkili birçok genin, kemik gelişimi süreci olan osteogenezi ve kemik homeostazını düzenlemede yer aldığını göstermektedir. Bu varyantlar genellikle DISH’nin temel mekanizması olan aşırı aktif bir kemik oluşturma ortamına yol açabilen yolları etkiler.
Çeşitli varyantlar, rs927485 ve rs1402599 ’in bulunduğu SUPT3H-RUNX2lokusu dahil olmak üzere kemik oluşumunun temel düzenleyicileriyle bağlantılıdır.SUPT3H, bir histon modifikasyon enzimidir ve lokusu, osteogenez için gerekli olan ana transkripsiyon faktörü RUNX2 ile örtüşmektedir.[1] Bu bölgedeki varyantların RUNX2regülasyonunu etkilediği ve böylece kemik ve kıkırdak gelişimini etkilediği bilinmektedir.[11]Bu genetik sinyaller, DISH ve posterior longitudinal ligamentin ossifikasyonu (OPLL) gibi ilgili durumlarla ilişkilidir ve anormal kemik büyümesi için ortak bir genetik temel olduğunu düşündürmektedir.[1] Benzer şekilde, rs62562578 ’yi içeren NFIL3-ROR2 lokusu önemlidir, çünkü ROR2(Reseptör Tirozin Kinaz benzeri Yetim Reseptör 2), osteoblastların farklılaşmasını ve sonraki kemik oluşumunu destekleyen Wnt sinyal yolunun önemli bir bileşenidir.[12]Bu yoldaki değişiklikler, DISH’nin karakteristik özelliği olan artan kemik oluşturma aktivitesine katkıda bulunur.
Diğer varyantlar, kemik büyümesinin güçlü uyarıcıları olan Kemik Morfogenetik Proteinleri (BMP’ler) merkezli yolları etkiler.rs4548936 ’ü içeren ANKFN1-NOG lokusu dikkat çekicidir, çünkü NOG (Noggin), doğrudan BMP’lere bağlanan ve onları inhibe eden bir glikoproteindir.[1] Bu bölgedeki varyasyonlar, NOG’un inhibe edici fonksiyonunu azaltabilir ve DISH’de kontrolsüz BMP aktivitesine ve aşırı kemik oluşumuna yol açabilir.rs2425059 ’ü içeren UQCC1-GDF5lokusu, eklem ve kemik onarımı için kritik öneme sahip pleiotropik bir BMP olanGDF5’i (Büyüme Farklılaşma Faktörü 5) içerir.[13] GDF5ekspresyonunu azaltan alleller osteoartrit ile ilişkiliyken, genetik çalışmalar DISH ve osteoartrit arasında bir anti-korelasyon göstermektedir ve bu da kemik oluşum yollarında hassas bir denge olduğunu ima etmektedir.[1] Ayrıca, rs72979233 ile işaretlenen POLD3-CHRDL2 lokusu, CHRDL2’nin (Kordin benzeri protein 2) de BMP sinyalini ve kemik oluşumunu inhibe etmesi nedeniyle önemlidir.[3] Buradaki varyantlar bu inhibe edici etkiyi azaltabilir ve DISH’de görülen osteogenezin patolojik aşırı aktivitesine katkıda bulunabilir.
Hücresel sinyal yolları da kritik bir rol oynamaktadır; bunun örneği IL11 ve PIK3R1’dir. IL11’deki (Interlökin-11) rs4252548 varyantı, IL11 proteininin kararlılığını tehlikeye atan bir missens mutasyonudur (R112H).[2] IL11’in osteogenezde ikili bir işlevi vardır; pre-osteoklast hücrelerinin hayatta kalmasını etkiler ve kemik oluşumunun mekanik algılanmasına katılır.[14] Bu varyantın osteogenezi artırdığı ve böylece DISH gelişimini desteklediği hipotezi öne sürülmektedir.[1] rs10039329 ’ye sahip PIK3R1-LINC02198 lokusu, fosfoinozit sinyal kaskadı yoluyla osteoblast farklılaşması için hayati öneme sahip bir gen olan PIK3R1’i (Fosfoinozit-3-Kinaz Düzenleyici Alt Birim 1) içerir.[15]Bu gendeki varyantlar, osteoblast aktivitesini ve kemik oluşumunu artırabilir ve DISH’de gözlemlenen küresel aşırı aktif osteogeneze katkıda bulunabilir.[1]
Önemli Varyantlar
Section titled “Önemli Varyantlar”| RS ID | Gen | İlişkili Özellikler |
|---|---|---|
| rs2423303 | SRSF10P2 - HSPBAP1P1 | diffuse idiopathic skeletal hyperostosis |
| rs4252548 | IL11 | osteoarthritis, hip body height total hip arthroplasty, osteoarthritis appendicular lean mass health trait |
| rs927485 | CDC5L - SUPT3H | ossification of the posterior longitudinal ligament of the spine alkaline phosphatase measurement diffuse idiopathic skeletal hyperostosis |
| rs4548936 | ANKFN1 | diffuse idiopathic skeletal hyperostosis |
| rs1402599 | SUPT3H | diffuse idiopathic skeletal hyperostosis brain attribute |
| rs764128168 | RN7SL547P - SRSF10P2 | diffuse idiopathic skeletal hyperostosis |
| rs62562578 | NFIL3 - ROR2 | diffuse idiopathic skeletal hyperostosis |
| rs10039329 | PIK3R1 - LINC02198 | diffuse idiopathic skeletal hyperostosis |
| rs2425059 | UQCC1 | BMI-adjusted waist-hip ratio, vital capacity diffuse idiopathic skeletal hyperostosis |
| rs72979233 | POLD3 | grip strength measurement osteoarthritis, knee, total joint arthroplasty spine bone size prostate-associated microseminoprotein measurement osteoarthritis, knee |
Tanım ve Temel Özellikler
Section titled “Tanım ve Temel Özellikler”Diffüz İdiopatik İskelet Hiperostozu (DISH), öncelikle omurganın anterolateral yönünü etkileyen entezlerin ossifikasyonu ile karakterize kronik, inflamatuvar olmayan bir durumdur. Temel patolojik özellik, en az dört bitişik vertebral segmenti köprüleyen akan osteofitlerin oluşumudur.[1] Kritik bir ayırt edici özellik, ilgili segmentlerde intervertebral disk yüksekliğinin korunması ve diğer spondiloartropatilerde tipik olarak görülen önemli dejeneratif disk hastalığı veya sakroiliak eklem değişikliklerinin olmamasıdır.[16] Tarihsel olarak bilinmeyen bir etiyolojiye bağlı olarak “idiyopatik” olarak adlandırılmasına rağmen, son genetik araştırmalar aşırı aktif osteogenezin bu sistemik patolojinin birincil itici gücü olduğunu güçlü bir şekilde ima etmektedir.[1]
Tanı Kriterleri ve Sınıflandırma
Section titled “Tanı Kriterleri ve Sınıflandırma”DISH için temel tanısal çerçeve, 1976’da oluşturulan Resnick ve Niwayama kriterlerine dayanmaktadır.[16] Bu kriterler, en az dört bitişik vertebral cismin anterolateral yüzeyi boyunca akan kalsifikasyonların veya ossifikasyonların varlığını, etkilenen bölgelerde intervertebral disk yüksekliğinin korunmasını ve apofizyal eklem ankilozunun, sakroiliak eklem füzyonunun veya eroziv değişikliklerin olmamasını gerektirir.[16] Hastalığın boyutunu ve ilerlemesini değerlendirmek için, özellikle araştırma ortamlarında, hiperostozun şiddeti, her bir intervertebral bileşke için, görünür osteofit yokluğu için 0’dan tam vertebral füzyon için 4’e kadar değişen bir ölçekte kategorize edilebilir.[1] Bu bireysel skorlar genellikle genel bir DISH skoru elde etmek için toplanır ve bu skor, bazen otomatik saptama ve skorlama için makine öğrenimi algoritmalarıyla desteklenen, dual-enerji X-ışını absorpsiyometrisi (DXA) taramaları gibi görüntüleme teknikleri kullanılarak kantitatif olarak değerlendirilebilir.[1] Ayrıca, erken faz DISH için spesifik kriterler, erken tanımlamaya ve doğal seyrinin anlaşılmasına yardımcı olmak için geliştirilmiştir.[9]
Terminoloji, Etiyoloji ve İlgili Kavramlar
Section titled “Terminoloji, Etiyoloji ve İlgili Kavramlar”“Diffüz İdiyopatik İskelet Hiperostozu” terimi, durumun yaygın (diffüz) doğasını, tarihsel olarak net bir nedeninin olmamasını (idiyopatik) ve onu tanımlayan aşırı kemik oluşumunu (iskelet hiperostozu) kesin olarak tanımlamaktadır. “Forestier hastalığı” daha eski bir eş anlamlısı olsa da, DISH güncel tıbbi literatürde standartlaştırılmış terminolojidir. DISH’in kavramsal anlayışı, basit bir radyolojik bulgudan, metabolik sendrom, hiperlipidemi ve hiperglisemi ile bağlantıları da dahil olmak üzere önemli metabolik ilişkileri olan karmaşık bir sistemik bozukluğa doğru genişlemiştir.[8]Genomik çalışmalar, DISH ile tüm iskelette artmış kemik mineral yoğunluğu (BMD) ve kemik mineral içeriği (BMC) arasında güçlü bir genetik korelasyon ortaya koyarak, altta yatan patojenik mekanizmalara dair önemli bilgiler sağlamıştır.[1]Bu, ortak genetik yapının hem daha yüksek kemik yoğunluğunu hem de DISH gelişimini yönlendirdiğini veRUNX2, IL11, GDF5, CCDC91, NOG ve ROR2gibi kemik yeniden şekillenme yollarında yer alan belirli genlerin temel risk faktörleri olarak rol oynadığını düşündürmektedir.[1] Bu gelişen anlayış, DISH’i düzensiz osteogenezin bir tezahürü olarak yeniden çerçevelendirerek, başlangıçtaki tamamen idiyopatik bir durum olarak tanımlanmasının ötesine geçmektedir.
Klinik Bulgular ve Fonksiyonel Sonuçlar
Section titled “Klinik Bulgular ve Fonksiyonel Sonuçlar”Diffüz idiyopatik iskelet hiperostozu (DISH), öncelikle omurgada olmak üzere bitişik omurların füzyonuna yol açan osteofitlerin oluşumu ile karakterizedir.[1] Genellikle başlangıçta asemptomatik olmasına rağmen, yaygın semptomlar arasında özellikle yaşlı erkeklerde sırt ağrısı[4] ve köprüleşen osteofitler nedeniyle omurga esnekliğinde azalma yer alabilir.[1] DISH’in klinik görünümü, hafif, tesadüfi bulgulardan ciddi komplikasyonlara kadar oldukça değişkendir. İleri vakalarda, hiperostoz önemli fonksiyonel bozukluğa neden olabilir.[6] ve torasik spinal kord kompresyonu[5], spinal stenoz ve hatta ani parapleji gibi ciddi nörolojik sorunlara yol açabilir.[5] DISH’in şiddeti, intervertebral bağlantıların görünür osteofit olmadığını gösteren 0’dan tam vertebral füzyonu temsil eden 4’e kadar kategorize edildiği bir skorlama sistemi kullanılarak objektif olarak değerlendirilir.[1]Bu kantitatif yaklaşım, hiperostozun kapsamının ve ilerlemesinin kesin bir şekilde değerlendirilmesini sağlar. Bu durum sıklıkla yetersiz teşhis edilir, bu da çeşitli klinik fenotiplerinin ve potansiyel ciddi sonuçlarının tanınmasının önemini vurgular ve bu da ilgili kas-iskelet sistemi veya nörolojik semptomları olan bireylerde kapsamlı bir değerlendirme gerektirir.
Radyografik Tanımlama ve Kantitatif Değerlendirme
Section titled “Radyografik Tanımlama ve Kantitatif Değerlendirme”Diffüz idiyopatik iskelet hiperostozunun tanısı ve değerlendirilmesi, ağırlıklı olarak karakteristik osteofit oluşumunu ve vertebral füzyonu görselleştiren görüntüleme tekniklerine dayanır. Lateral dual-enerji X-ışını absorbsiyometri (DXA) taramaları, hem vücut kompozisyonu hem de kemik mineral yoğunluğu değerlendirmeleri için kullanılan birincil araçtır ve intervertebral disklerdeki hiperostozun boyutunu etkili bir şekilde ortaya çıkarabilir.[1] İskelet değişikliklerinin ayrıntılı anatomik görünümlerini sağlayan tüm omurga bilgisayarlı tomografisi (BT).[10] ve göğüs BT.[10] yoluyla daha fazla tanısal açıklık elde edilebilir.
Gelişmiş ölçüm yaklaşımları, lateral DXA görüntülerinde osteofitleri otomatik olarak tespit etmek ve puanlamak için eğitilmiş makine öğrenimi algoritmalarını içerir.[1] Bu otomatik işlem, anterior intervertebral bileşkelerin tanımlanmasını, her bir bileşkede hiperostozun şiddetinin 0-4 ölçeği kullanılarak sınıflandırılmasını ve ardından omurga boyunca kapsamlı bir DISH skoru oluşturmak için bu bireysel skorların toplanmasını içerir.[1] Bu objektif ölçüm yöntemleri, patolojinin şiddetini doğru bir şekilde ölçmek, ilerlemesini izlemek için çok önemlidir ve benzer spinal değişiklikler gösteren durumların ayırıcı tanısında hayati öneme sahiptir.
Epidemiyolojik Kalıplar ve Genetik/Fizyolojik İlişkiler
Section titled “Epidemiyolojik Kalıplar ve Genetik/Fizyolojik İlişkiler”Diffüz idiyopatik iskelet hiperostozu, belirgin epidemiyolojik kalıplar ve çeşitli fizyolojik ve genetik faktörlerle güçlü ilişkiler göstermektedir. Bu durum, özellikle yaşlı popülasyonlarda oldukça yaygındır ve 45 yaşın üzerindeki erkeklerin yaklaşık %20’sini ve kadınların %8’ini etkilemektedir.[1] Yaş ve cinsiyet, DISH şiddetinin önemli fizyolojik belirteçleri olarak tanımlanmıştır.[1]Bu durum, yaşa bağlı bir artışı ve ortaya çıkışında cinsiyete dayalı bir farklılığı vurgulamaktadır. Demografik faktörlerin ötesinde, DISH tüm iskelet sisteminde, femur şaftı, başı, kaburgalar, kafatası ve kollar gibi tipik olarak osteofit oluşumuyla bilinmeyen bölgeler de dahil olmak üzere artmış kemik mineral yoğunluğu (BMD) ve kemik mineral içeriği (BMC) ile güçlü bir şekilde ilişkilidir.[1] BMD/BMC’deki bu yaygın artış, DISH gelişimi için bağımsız bir risk faktörü olarak kabul edilmektedir.[1]Diğer fizyolojik belirteçler arasında L1-L4 genişliği ve yüksekliği gibi spesifik antropometrik ölçümlerin yanı sıra sistatin C gibi biyokimyasal belirteçler ve bel çevresi ve sistolik kan basıncı gibi klinik parametreler yer almaktadır.[1] Genetik analizler, RUNX2, IL11, GDF5, CCDC91, NOG ve ROR2dahil olmak üzere kemik yeniden şekillenmesi için kritik genleri kapsayan, DISH ile önemli ölçüde ilişkili on lokusu ortaya çıkarmıştır.[1]Bu genetik ilişkiler, kemik mineral yoğunluğu ile paylaşılan altta yatan bir genetik mimari olduğunu ve aşırı aktif osteogenezin patolojinin birincil itici gücü olduğunu güçlü bir şekilde göstermektedir.[1]Ek olarak, DISH, metabolik sendrom ve artmış kardiyovasküler risk ile fenotipik ve genetik ilişkiler sergilemektedir.[8] Bu durum, iskelet değişikliklerinin ötesinde sistemik bir tutulum olduğuna işaret etmektedir.
Diffüz İdiyopatik İskelet Hiperostozunun Nedenleri
Section titled “Diffüz İdiyopatik İskelet Hiperostozunun Nedenleri”Diffüz idiyopatik iskelet hiperostozu (DISH), öncelikle omurgada olmak üzere ligamentlerin ve entezlerin kemikleşmesiyle karakterize karmaşık bir durumdur. Araştırmalar, DİSH’in genetik yatkınlıklar, metabolik faktörler ve fizyolojik değişikliklerin bir kombinasyonu tarafından yönlendirildiğini ve bunların tümünün vücutta aşırı aktif kemik oluşumu durumuna katkıda bulunduğunu göstermektedir.
Genetik Yatkınlık ve Aşırı Aktif Kemik Oluşumu
Section titled “Genetik Yatkınlık ve Aşırı Aktif Kemik Oluşumu”Genetik faktörler DISH gelişiminde önemli bir rol oynamaktadır ve çalışmalar kemik yeniden şekillenmesinde rol oynayan belirli genleri temel etkenler olarak tanımlamıştır. Genom çapında ilişkilendirme çalışmaları (GWAS),RUNX2, IL11, GDF5, CCDC91, NOG, ROR2, CHRDL2 ve PIK3R1 gibi genler de dahil olmak üzere DISH ile ilişkili on farklı genetik lokusu belirlemiştir.[1]Bu genler, BMP sinyalleşmesi, PI3K yolları ve Wnt-sinyalleşmesi dahil olmak üzere kritik kemik homeostazı yollarının ayrılmaz bir parçasıdır ve DISH’ün temel olarak aşırı aktif osteogenez tarafından yönlendirildiği hipotezini desteklemektedir.[1] Örneğin, RUNX2, osteogenezin ana düzenleyicisi olarak kabul edilir ve bu genin dahil olması, DISH’te kemik oluşumu düzensizliğinin merkezi rolünü vurgulamaktadır.[1]Belirli genetik varyantlara ilişkin daha fazla araştırma, bunların kemik gelişimi üzerindeki etkisini vurgulamaktadır. Önemli bir örnek, daha önce osteoartrit ve insan boyunun kısalmasıyla ilişkilendirilenIL11’in kodlama bölgesinde bulunan rs4252548 SNP’sidir.[1] Bu yanlış anlamlı varyant, R112H, IL11 proteininin termostabilitesini tehlikeye atmaktadır ve bu değişikliğin osteogenezi artırdığı ve sonuç olarak DISH’e katkıda bulunduğu hipotezi öne sürülmektedir.[1] Ek olarak, RUNX2, GDF5, CHRDL2, ROR2, PIK3R1 ve NOGgibi genlerin yakınında bulunan kodlama yapmayan tek nükleotid polimorfizmleri (SNP’ler), kas-iskelet sistemi özelliklerini etkileyerek DISH’in genetik temellerini daha da güçlendirmektedir.[1] Japon popülasyonlarında, posterior longitudinal ligamanın kemikleşmesi (OPLL) için aday gen olan COL6A1 geni de DISH ile ilişkilendirilmiştir ve bu durum, belirli kemikleşme durumları için ortak bir genetik yatkınlığa işaret etmektedir.[17]
Metabolik ve Demografik Etkiler
Section titled “Metabolik ve Demografik Etkiler”Yaş ve cinsiyet, DISH için güçlü, bağımsız risk faktörleri olarak belirlenmiştir ve prevalansı 45 yaşın üzerindeki bireylerde önemli ölçüde artmaktadır. Araştırmalar, bu yaşın üzerindeki erkeklerin yaklaşık %20’sinin ve kadınların %8’inin DISH’ye özgü çoklu osteofitler sergilediğini göstermektedir.[1] Bu demografik örüntü, yaşa bağlı fizyolojik değişikliklerin ve cinsiyete özgü hormonal veya metabolik farklılıkların hastalığın ortaya çıkmasına önemli ölçüde katkıda bulunduğunu düşündürmektedir.[1]Yaş ve cinsiyetin ötesinde, çeşitli metabolik komorbiditeler DISH geliştirme riskinin artmasıyla güçlü bir şekilde ilişkilidir. Tip 2 diyabet (T2D), obezite ve metabolik sendrom gibi durumlar, sürekli olarak önemli önceden var olan risk faktörleri olarak tanımlanmaktadır.[1]Bu metabolik bozukluklar ve DISH arasındaki bağlantı, glukoz metabolizması ve inflamasyon dahil olmak üzere sistemik metabolik disregülasyonun, durumun karakteristik özelliği olan aşırı kemik oluşumunu teşvik edebileceğini düşündürmektedir.[8] Bu ilişkiler, bir bireyin metabolik sağlığı ile DISH’ye yatkınlığı arasındaki karmaşık bir etkileşimi vurgulamaktadır.
Sistemik Kemik Mineral Yoğunluğu Bir Risk Faktörü Olarak
Section titled “Sistemik Kemik Mineral Yoğunluğu Bir Risk Faktörü Olarak”DISH’ün önemli bir fizyolojik belirleyicisi, iskelet sistemi boyunca küresel olarak artmış kemik mineral yoğunluğu (BMD) ve kemik mineral içeriğidir (BMC). DISH ile yükselmiş KMY/BMC arasında, tipik olarak osteofit oluşumuna yatkın olmayan kafatası ve femur şaftı gibi iskelet bölgelerinde bile güçlü fenotipik ve genetik ilişkilendirmeler gözlemlenmiştir.[1]Bu, artmış kemik yoğunluğunun, yalnızca lokalize bölgelerdeki yoğunluk ölçümlerini şişiren osteofit oluşumunun bir sonucu olmaktan ziyade, DISH için bağımsız bir risk faktörü olduğunu düşündürmektedir.[1]Vücut genelinde daha yüksek kemik yoğunluğunu tetikleyen altta yatan süreçler, DISH’de görülen aşırı aktif osteogeneze de katkıda bulunabilir.[1]DISH ve KMY/KMI arasındaki genetik korelasyon, gözlemlenebilir osteofitlerin ötesine uzanan ortak bir genetik mimari fikrini daha da desteklemektedir. Bu yaygın genetik bağlantı, genel kemik içeriği ve yoğunluğu ile ilgili özelliklerin DISH ile ortak genetik etkileri paylaştığı anlamına gelir; bu da kemik büyümesini ve yeniden şekillenmesini yöneten temel mekanizmaların her iki durumda da etkili olduğunu düşündürmektedir.[1]Daha yüksek kemik içeriğine yönelik bu sistemik yatkınlık, diffüz idiyopatik iskelet hiperostozunun patogenezinde önemli, bağımsız bir faktör gibi görünmektedir.[1]
İlişkili Kas-İskelet Sistemi Hastalıkları ile Ortak Genetik Etyoloji
Section titled “İlişkili Kas-İskelet Sistemi Hastalıkları ile Ortak Genetik Etyoloji”DISH, özellikle posterior longitudinal ligamanın ossifikasyonu (OPLL) olmak üzere, diğer kemikleşme durumlarıyla ortak bir genetik etiyoloji sergiler. Çalışmalar, DISH ve OPLL’de rol oynayan RUNX2 ve CCDC91 gibi genler de dahil olmak üzere GWAS lokuslarında önemli bir örtüşme bulmuştur.[1]Bu genetik ortaklık, bu patolojilerin, omurgada anormal kemik oluşumunu tetikleyen altta yatan moleküler mekanizmaları en azından kısmen paylaştığını göstermektedir.[1] Örneğin, RUNX2 haplo yetmezliğinin fare modellerinde OPLL’yi iyileştirdiği gösterilmiştir ve bu da DISH gelişimindeki potansiyel rolünü daha da desteklemektedir.[1]Bununla birlikte, DISH ile vertebral füzyonları da içeren diğer kas-iskelet sistemi hastalıkları arasındaki ayrımlara dikkat etmek önemlidir. Örneğin, Ankilozan Spondilit benzer spinal değişikliklere yol açan inflamatuar bir durum olmasına rağmen, araştırmalar DISH’in Ankilozan Spondilit ile genetik risk faktörlerini paylaşmadığını göstermektedir.[1] Bu ayrım, bazı fenotipik benzerliklere rağmen, DISH’in öncelikle inflamatuar süreçlerden ziyade aşırı aktif osteogenez tarafından yönlendirilen benzersiz bir genetik mimariye ve patojenik mekanizmaya sahip olduğunu vurgulamaktadır.[1]
Temel Patofizyoloji: Kontrolsüz Kemik Oluşumu
Section titled “Temel Patofizyoloji: Kontrolsüz Kemik Oluşumu”Diffüz idiyopatik iskelet hiperostozu (DISH), öncelikle omurgayı etkileyen aşırı kemik dokusu oluşumu ile karakterizedir; bu süreç aşırı aktif osteogenez olarak bilinir. Bu durum, omurlardan büyüyen ve sonunda bitişik omurga segmentlerini köprüleyerek füzyona neden olan kemik mahmuzları olan osteofitlerin gelişmesine yol açar.[1]Bu patolojik kemikleşme, omurganın normal esnekliğini bozar ve ağrı gibi semptomlara ve şiddetli vakalarda omurilik sıkışmasına neden olabilir.[5]Hastalık, 45 yaşın üzerindeki bireylerde önemli ölçüde görülür ve erkeklerde daha yüksek bir prevalansa sahiptir.[1]Lokalize vertebral değişikliklerin ötesinde, DISH, femur şaftı ve başı gibi tipik olarak osteofit oluşumuna yatkın olmayan bölgeler de dahil olmak üzere, tüm iskelet sisteminde kemik mineral yoğunluğunda (BMD) ve kemik mineral içeriğinde (BMC) sistemik bir artışla güçlü bir şekilde ilişkilidir.[1]Kemik yoğunluğundaki bu yaygın yükselme, genel kemik homeostazında temel bir bozulmaya işaret ederek, vücutta daha yüksek kemik yoğunluğunu yönlendiren süreçlerin lokalize hiperostozise de katkıda bulunabileceğini göstermektedir.[1]Önemli olarak, kemik içeriğindeki bu artış, kemik alanında önemli değişiklikler olmadan meydana gelir; bu da onu basit osteofit kaynaklı BMD ölçümlerinin şişmesinden ayırır ve DISH ile genelleşmiş kemik yoğunluğu arasında paylaşılan daha derin bir genetik mimariye işaret eder.[1]
Genetik Mimari ve Temel Düzenleyiciler
Section titled “Genetik Mimari ve Temel Düzenleyiciler”Genetik çalışmalar, DISH için önemli bir kalıtsal bileşeni ortaya koymuş ve gelişiminde belirli genetik lokusları ve yolları işaret etmiştir. Genom çapında ilişkilendirme çalışmaları (GWAS), DISH ile ilişkili on lokus tanımlamıştır; bunların çoğu, kemik yeniden şekillenmesi ve iskelet gelişimi için çok önemli olduğu bilinen genleri içerir.[1]Önemli bir genetik oyuncu, genellikle osteogenezin temel düzenleyicisi olarak adlandırılan ve osteoblast farklılaşması ve kemik oluşumu için gerekli olan genlerin transkripsiyonunu düzenleyenRUNX2’dir.[1] RUNX2’deki veya yakınındaki varyasyonlar sürekli olarak DISH ile bağlantılıdır ve bu da düzensizliğinin durumun karakteristik özelliği olan aşırı kemik büyümesini tetikleyebileceğini düşündürmektedir.[1]Diğer önemli genler arasında, gelişim sırasında kemik ve eklem oluşumunu koordine edenGDF5ve kas-iskelet sistemi özellikleri ve mekanik stres altında kemikleşme ilerlemesinde rol oynayanRUNX2’nin bilinen bir hedefi olan CCDC91 bulunmaktadır.[1] DISH’nin genetik mimarisi ayrıca, RUNX2 ve CCDC91 gibi genlerde ortak risk faktörleri ile ilişkili bir spinal ossifikasyon patolojisi olan Arka Longitudinal Ligamanın Ossifikasyonu (OPLL) ile de örtüşme göstermektedir.[1] Bununla birlikte, DISH, Ankilozan Spondilit gibi inflamatuvar durumlardan farklı bir genetik etiyoloji sergilemekte ve birincil mekanizmasının inflamasyon kaynaklı füzyondan ziyade aşırı aktif osteogenez olduğunu vurgulamaktadır.[1]
Osteogenezi Yönlendiren Moleküler Sinyalizasyon Yolları
Section titled “Osteogenezi Yönlendiren Moleküler Sinyalizasyon Yolları”DISH’deki anormal kemik oluşumu, normalde kemik homeostazını kontrol eden çeşitli kritik moleküler sinyalizasyon yollarının düzensizliğinden kaynaklanmaktadır. Kemik Morfogenetik Protein (BMP) sinyalizasyon yolu özellikle önemlidir veGDF5 gibi genleri ve bunların inhibitörleri olan NOG (Noggin) ve CHRDL2 (Kordin benzeri protein 2) etkileyen genetik varyantlar bu yolda rol oynar.[1] Noggin ve CHRDL2 tipik olarak BMP aktivitesini sınırlamak için hareket eder ve bunların inhibe edici fonksiyonunda veya ekspresyonunda bir azalmanın, artan BMP sinyaline yol açtığı, böylece aşırı osteogenezi teşvik ettiği hipotezi öne sürülmektedir.[1]Bu dengesizlik, hücresel ortamı artan osteoblast aktivitesine ve ardından kemik birikimine doğru kaydırır.
Ayrıca, Wnt sinyalizasyon yolu, özellikle ROR2 gibi genler aracılığıyla ve PIK3R1’i içeren PI3K yolları da DISH patolojisine katkıda bulunan faktörler olarak tanımlanmıştır.[1]Bu yollar, osteoblast proliferasyonu, farklılaşması ve sağkalımı için ayrılmaz öneme sahiptir ve aşırı aktiviteleri kontrolsüz kemik oluşumuna yol açabilir. SitokinIL11ayrıca osteogenezde ikili bir rol oynar, pre-osteoklast sağkalımını ve kemik oluşumunun mekanik olarak algılanmasını etkiler.[1] DISH ile ilişkili IL11’deki spesifik bir missense varyantı olan rs4252548 (R112H), protein stabilitesinin veya fonksiyonunun değişmesi yoluyla potansiyel olarak osteogenezi arttırdığı düşünülmektedir ve bu durum, DISH’i yönlendirmede bu yolların karmaşık etkileşiminin altını çizmektedir.[1]
Sistemik Metabolik Bağlam ve Hücresel Etkileşimler
Section titled “Sistemik Metabolik Bağlam ve Hücresel Etkileşimler”DISH gelişimi sadece genetik yatkınlıklara ve belirli sinyal yollarına atfedilemez, aynı zamanda daha geniş bir metabolik bağlam ve sistemik faktörlerden de önemli ölçüde etkilenir. İleri yaş ve erkek cinsiyet, yerleşik, değiştirilemeyen risk faktörleridir ve yaşlı erkeklerde prevalans önemli ölçüde artmaktadır.[1]Dahası, Tip 2 Diyabet (T2D), obezite ve metabolik sendrom gibi metabolik bozukluklar DISH ile güçlü bir şekilde ilişkilidir.[1]Bu durumlar, hormon seviyelerindeki değişiklikler, inflamatuvar mediyatörler veya kemik hücresi fonksiyonunu etkileyen besin algılama yolları yoluyla potansiyel olarak osteojenik aktiviteyi teşvik edebilecek sistemik bir ortam yaratır.
Hücresel düzeyde, DISH’deki aşırı aktif osteogenez, osteoblastlar tarafından kemik oluşumu ve osteoklastlar tarafından kemik rezorpsiyonu arasındaki hassas homeostatik dengenin bozulmasını temsil eder. İlişkili genetik yollar, aşırı aktif olduğunda, bu dengeyi artan osteoblast aktivitesine doğru eğer ve yeni kemik dokusunun birikmesine yol açar.[1]Osteofitler en görünür belirti olmasına rağmen, iskelet genelinde kemik mineral yoğunluğundaki yaygın artış, kemik oluşumu için genelleştirilmiş bir hücresel eğilimi gösterir; burada çeşitli doku ve organlar, osteogenezi destekleyen sistemik ipuçlarına yanıt verir ve DISH’in karakteristik iskelet değişikliklerine yol açar.[1]
Tanı ve İzleme Yaklaşımları
Section titled “Tanı ve İzleme Yaklaşımları”Diffüz idiyopatik iskelet hiperostozu (DISH), yüksek prevalansına rağmen önemli ölçüde az tanı konulan bir durum olarak kabul edilmektedir ve 45 yaşın üzerindeki erkeklerin yaklaşık %20’sini ve kadınların %8’ini etkilemektedir.[1] Erken teşhis ve yönetim için iyileştirilmiş tanısal fayda çok önemlidir. Son gelişmeler, lateral dual-enerji X-ışını absorbsiyometrisi (DXA) taramalarında osteofit oluşumunun şiddetini otomatik olarak tespit edip puanlayabilen ve hiperostozu yokluğundan tam vertebral füzyona kadar sınıflandırabilen makine öğrenimi algoritmalarının geliştirilmesini içermektedir.[1] Bu DISH akış skorları, özellikle durumun erken aşamalarında tanımlanması için değerlidir ve daha erken müdahale ve izleme stratejilerine olanak tanır.[1], [9] DXA ötesinde, çalışmalar ayrıca prevalans değerlendirmesi için tüm omurga bilgisayarlı tomografisi (BT) ve göğüs BT’sini kullanmakta ve çeşitli görüntüleme yöntemlerinin klinik uygulamalardaki faydasını vurgulamaktadır.[10]
İlişkili Durumlar ve Klinik Riskler
Section titled “İlişkili Durumlar ve Klinik Riskler”DISH, çeşitli komorbiditeler ve komplikasyonlarla güçlü bir şekilde ilişkilidir ve etkilenen bireylerde kapsamlı risk değerlendirmesi gerektirmektedir. Dikkate değer bir fenotipik ilişki, tüm iskelet sisteminde artmış kemik mineral yoğunluğu (BMD) ve kemik mineral içeriği (BMC) ile olup, bu durum osteofit oluşumu için bağımsız bir risk faktörü olarak hizmet etmektedir.[1]Ayrıca, DISH sıklıkla metabolik sendrom ve yükselmiş kardiyovasküler risk ile bağlantılıdır ve bu durum hastalarda bu durumlar için tarama yapmanın önemini vurgulamaktadır.[8] DISH hastaları genellikle sırt ağrısı çekerler ve durum, vertebral kırıklar ve bozulmuş fiziksel fonksiyon ile ilişkilendirilmiştir.[4], [6], [7] Daha az yaygın olmakla birlikte, şiddetli komplikasyonlar arasında spinal stenoz ve ani parapleji bulunur ve bunlar acil klinik müdahale gerektirir.[5] Posterior longitudinal ligamanın (OPLL) ossifikasyonunda rol oynayan COL6A1 geni de DISH ile ilişki göstermiştir ve potansiyel olarak örtüşen fenotipleri düşündürmektedir.[17]
Genetik Yatkınlık ve Gelecekteki Terapötik Stratejiler
Section titled “Genetik Yatkınlık ve Gelecekteki Terapötik Stratejiler”DISH’ın genetik temellerini anlamak, önemli prognostik değer sunar ve kişiselleştirilmiş tıp yaklaşımları için yollar açar. Araştırmalar, DISH’in sadece idiyopatik bir durum olmadığını, aşırı aktif osteogenez tarafından yönlendirildiğini ve bu hipotezin güçlü genetik ilişkilerle desteklendiğini göstermektedir.[1]Genom çapında ilişkilendirme çalışmaları (GWAS), kemik yeniden şekillenme yollarında önemli düzenleyiciler olanRUNX2, IL11, GDF5, CCDC91, NOG ve ROR2 gibi genler dahil olmak üzere DISH ile bağlantılı on yeni genetik lokus tanımlamıştır.[1]Mendelian Randomizasyon ile doğrulanan DISH ve çeşitli kemik mineral yoğunluğu ölçümleri arasındaki bu ortak genetik mimari, hastalığın gelişiminde belirli gen ifadelerinin nedensel bir rolü olduğunu göstermektedir.[1]Bu genetik risk faktörlerini belirlemek, bireylerin daha iyi risk sınıflandırmasına olanak tanır, potansiyel olarak hastalığın ilerlemesini ve uzun vadeli etkilerini tahmin eder. Önemli olarak, bu genetik içgörü, sadece semptomları yönetmek yerine kemik oluşumundaki dengesizliği hedef alan müdahalelerin, gelecekte DISH’i tedavi etmek için makul ve daha etkili bir yol sunabileceğini öne sürmektedir.[1]
Yaygınlık ve Demografik Özellikler
Section titled “Yaygınlık ve Demografik Özellikler”Diffüz idiyopatik iskelet hiperostozu (DISH), özellikle yaşlı popülasyonları etkileyen oldukça yaygın bir durum olarak kabul edilmektedir. Yaklaşık 40.000 katılımcıdan oluşan Birleşik Krallık Biobank Görüntüleme kohortundaki bir analiz gibi büyük ölçekli çalışmalar, 45 yaşın üzerinde DISH’in erkeklerin yaklaşık %20’sini ve kadınların %8’ini etkilediğini ortaya koyarak önemli bir cinsiyete bağlı yaygınlığa işaret etmektedir.[1] Lateral DXA taramalarından osteofitleri tespit etmek ve puanlamak için makine öğrenimi algoritmalarını kullanan bu araştırma, DISH’in genel popülasyonda önemli ölçüde hafife alındığını ve yüksek bir tanı konulmama oranına sahip olduğunu vurgulamaktadır.[1] Hollanda’daki ayakta tedavi gören popülasyonlarda ve Amerikan Midwest’indeki iki büyük metropol hastane popülasyonunda yapılan diğer çalışmalar da yaygınlığını belgelemiştir; Japon deneklerde tüm omurga BT kullanılarak yapılan kapsamlı değerlendirmeler ise demografik dağılımına ilişkin ek bilgiler sağlamaktadır.[10] Yaş ve cinsiyet, çok değişkenli analizlerde DISH’in güçlü bağımsız fizyolojik belirteçleri olarak sürekli olarak ortaya çıkmaktadır.[1]Birleşik Krallık Biobank çalışması, DISH’in daha geniş epidemiyolojik manzarasını anlamak için çok önemli olan etnik köken, eğitim, meslek, alkol tüketimi, sigara içme durumu, sosyoekonomik durum ve fiziksel aktivite dahil olmak üzere çeşitli demografik ve yaşam tarzı faktörleri hakkında titizlikle veri toplamıştır.[1] Erkeklerde gözlemlenen daha yüksek yaygınlık ve çeşitli popülasyonlarda yaşla birlikte artması, bu iskelet rahatsızlığının gelişimi için tutarlı bir demografik örüntüye işaret etmektedir.[1]
Epidemiyolojik Risk Faktörleri ve Klinik Korelasyonlar
Section titled “Epidemiyolojik Risk Faktörleri ve Klinik Korelasyonlar”Demografik faktörlerin ötesinde, popülasyon çalışmaları DISH’nin çeşitli önemli epidemiyolojik ilişkilerini ve klinik korelasyonlarını tanımlamıştır. DISH ile tüm iskelet sistemi boyunca artmış kemik mineral yoğunluğu (BMD) ve kemik mineral içeriği (BMC) arasında güçlü bir fenotipik ve genetik ilişki bulunmuştur.[1] Bu, yüksek KMI’nin DISH için bağımsız bir risk faktörü olduğunu ve bu ilişkinin tipik olarak osteofit oluşumuyla bilinmeyen kafatası ve femur şaftı gibi iskelet bölgelerinde bile devam ettiğini göstermektedir.[1]Daha yüksek kemik yoğunluğunu yönlendiren süreçlerin DISH gelişimine de katkıda bulunabileceği hipotezi, DISH ile çeşitli KMY ölçümleri arasında paylaşılan genetik mimariyi ortaya koyan genetik korelasyon analizleriyle daha da desteklenmektedir.[1]Metabolik faktörler ve komorbiditeler de DISH ile güçlü bir şekilde bağlantılıdır. Çalışmalar, DISH ile metabolik sendrom arasındaki ilişkiyi ve etkilenen hastalarda artan kardiyovasküler riski araştırmıştır.[8]Ek olarak, DISH, vertebral kırıklar ve genel kemik yoğunluğu ile ilişkisi de dahil olmak üzere diğer iskelet sorunlarıyla da ilişkilendirilmiştir.[7] Klinik etkiler, fonksiyonel duruma kadar uzanır ve araştırmalar, DISH ile yaşlı erkeklerde sırt ağrısı ve etkilenen bireylerde bozulmuş fiziksel fonksiyon arasında bir ilişki olduğunu göstermektedir.[4] Bu bulgular toplu olarak DISH’in sistemik doğasını ve daha geniş sağlık koşullarıyla olan bağlantısını vurgulamaktadır.
Küresel Varyasyonlar ve Gelişmiş Metodolojiler
Section titled “Küresel Varyasyonlar ve Gelişmiş Metodolojiler”Popülasyon çalışmaları, farklı coğrafi ve etnik gruplarda DISH prevalansında varyasyonlar ve tanı metodolojilerindeki ilerlemeleri ortaya koymaktadır. Birleşik Krallık Biyobankası gibi büyük kohort çalışmaları öncelikle Avrupa popülasyonlarını temsil ederken, bu demografik grup içindeki DISH prevalansı ve genetik ilişkiler hakkında kapsamlı veriler sağlamaktadır, diğer araştırmalar farklı soylara ilişkin bilgiler sunmaktadır.[1] Örneğin, Japon popülasyonlarında yapılan ve tüm omurga ve göğüs BT taramalarını kullanan çalışmalar, bu etnik grup için belirli prevalans oranları sağlayarak popülasyonlar arası karşılaştırmalara olanak tanımaktadır.[10] Ayrıca, genetik analizler belirli popülasyonlarda ilişkiler tanımlamıştır; örneğin Japon bireylerde DISH ile COL6A1’in ilişkisi gibi.[17] DISH’i inceleme metodolojik ortamı, büyük ölçekli kohort çalışmalarından ve gelişmiş görüntülemeden yararlanarak önemli ölçüde gelişmiştir. 500.000’den fazla yetişkinin prospektif kohort çalışması olan Birleşik Krallık Biyobankası, özellikle 40.000’den fazla katılımcının görüntüleme kohortu aracılığıyla DISH’i araştırmak için zengin bir kaynak sağlamaktadır.[1] Lateral DXA taramalarında osteofitleri otomatik olarak tespit etmek ve puanlamak için makine öğrenimi algoritmalarının uygulanması, yetersiz teşhisin zorluklarının üstesinden gelerek prevalansı ve şiddeti doğru bir şekilde değerlendirmek için modern bir yaklaşımı temsil etmektedir.[1] Bununla birlikte, çalışmalar, biyo-bankası popülasyonlarında bulunan sağlıklı gönüllü yanlılığı ve Avrupa merkezli kohortların genetik ve fenotipik ilişkilerin genellenebilirliği üzerindeki potansiyel etkileri gibi sınırlamaları kabul etmektedir.[1] Metodolojik gelişmeler ayrıca, çalışmalar arasında tutarlı tanı ve araştırma için çok önemli olan erken evre DISH için kriterlerin oluşturulmasını ve doğrulanmasını içermektedir.[9]
Diffüz İdiyopatik İskelet Hiperostozisi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Section titled “Diffüz İdiyopatik İskelet Hiperostozisi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular”Bu sorular, mevcut genetik araştırmalara dayanarak diffüz idiyopatik iskelet hiperostozisinin en önemli ve spesifik yönlerini ele almaktadır.
1. Çocuklarım sırtımdaki sertleşme sorunlarını miras alacak mı?
Section titled “1. Çocuklarım sırtımdaki sertleşme sorunlarını miras alacak mı?”DISH gibi durumlarda güçlü bir genetik bileşen bulunmaktadır. Kesin kalıtım modelini bilmemekle birlikte, araştırmalar kemik oluşumunda rol oynayan ve aktarılabilen çeşitli genleri tanımlamıştır. Bu durum, bir çocuğun yaşamının ilerleyen dönemlerinde benzer omurga sorunları geliştirme eğilimini artırabilir.
2. Neden ben bu kadar tutuluyorum da arkadaşlarım tutulmuyor?
Section titled “2. Neden ben bu kadar tutuluyorum da arkadaşlarım tutulmuyor?”DISH özellikle yaşlandıkça çok yaygındır ve 45 yaşın üzerindeki erkeklerin yaklaşık %20’sini ve kadınların %8’ini etkiler. Bireysel genetik yapınız, bu aşırı kemik oluşumuna karşı duyarlılığınızı belirlemede önemli bir rol oynar ve bu da sizi diğerlerine kıyasla tutulmaya daha yatkın hale getirebilir.
3. Sürekli sırt ağrım aslında DISH gibi ciddi bir şey olabilir mi?
Section titled “3. Sürekli sırt ağrım aslında DISH gibi ciddi bir şey olabilir mi?”Evet, DISH sıklıkla teşhis edilmemektedir, ancak önemli sırt ağrısı ve sertliğe neden olabilir. Aşırı kemik büyümesine genetik yatkınlığınız bu semptomlara katkıda bulunabilir ve erken evrelerde bile tanımlanmasına yardımcı olacak belirli tanı kriterleri mevcuttur.
4. Diyetim veya kilom omurga sorunlarımı etkiler mi?
Section titled “4. Diyetim veya kilom omurga sorunlarımı etkiler mi?”DISH, genellikle diyet ve kilodan etkilenen metabolik sendrom ve artmış kardiyovasküler hastalık riski ile ilişkilendirilmiştir. Genetik altta yatan kemik büyümesini tetiklese de, bu metabolik faktörler durumla ilişkili olabilir ve bunları yönetmek genel sağlığınız için genellikle faydalıdır.
5. Egzersiz yapmak omurgamın kötüleşmesini önleyebilir mi?
Section titled “5. Egzersiz yapmak omurgamın kötüleşmesini önleyebilir mi?”Egzersiz, hareketliliği korumak ve sertliği yönetmek için çok önemlidir, ancak DISH’e neden olan altta yatan genetik süreci doğrudan durdurmaz. Bu durum, aktivite düzeylerinden bağımsız olarak kemikleşmeye yol açanRUNX2 ve IL11gibi genlerden etkilenen aşırı aktif bir kemik oluşum sürecini içerir.
6. Boynum garip hissediyor ve bazen yutkunmakta zorlanıyorum; ciddi olabilir mi?
Section titled “6. Boynum garip hissediyor ve bazen yutkunmakta zorlanıyorum; ciddi olabilir mi?”DISH servikal omurganızı etkiliyorsa, gerçekten de yutma güçlüğüne (disfaji) veya ciddi vakalarda omurilik basısına bile yol açabilir. Genetik olarak etkilenen kemik büyümesinin boyutu, bu komplikasyonların sizi ne kadar önemli ölçüde etkileyebileceğini belirler.
7. Ailemin Avrupa kökenli olması bu omurga rahatsızlığı riskimi etkiler mi?
Section titled “7. Ailemin Avrupa kökenli olması bu omurga rahatsızlığı riskimi etkiler mi?”DISH üzerine yapılan güncel genetik araştırmalar, ağırlıklı olarak Avrupa kökenli bireylere odaklanmıştır. Bu, bu popülasyonlardaki genetik bağlantıları anlamamıza rağmen, diğer etnik gruplarda farklı veya ek genetik faktörlerin rol oynama olasılığı olduğu anlamına gelir.
8. Omurga sorunum duyduğum diğer kemik sorunlarına benziyor mu?
Section titled “8. Omurga sorunum duyduğum diğer kemik sorunlarına benziyor mu?”Evet, DISH ile Posterior Longitudinal Ligament Ossifikasyonu (OPLL) gibi diğer omurga ossifikasyon patolojileri arasında dikkate değer bir genetik örtüşme bulunmaktadır. Bu, GDF5 ve CHRDL2gibi genleri içeren ortak genetik yolların, bu benzer kemik aşırı büyüme durumlarına katkıda bulunduğunu göstermektedir.
9. Güçlü kemiklerim var, o halde neden kemik çıkıntıları ve sertlik yaşıyorum?
Section titled “9. Güçlü kemiklerim var, o halde neden kemik çıkıntıları ve sertlik yaşıyorum?”DISH aslında daha zayıf kemiklerle değil, iskeletiniz boyunca kemik mineral yoğunluğunun ve içeriğininartmasıylailişkilidir. Bunun nedeni, durumun belirli genler tarafından etkilenen aşırı aktif yeni kemik oluşumuna sistemik bir yatkınlık içermesi ve bu da ekstra kemik çıkıntılarına yol açmasıdır.
10. Genetik, sertlik ve ağrımı tedavi etmenin yeni yollarını bulmama yardımcı olabilir mi?
Section titled “10. Genetik, sertlik ve ağrımı tedavi etmenin yeni yollarını bulmama yardımcı olabilir mi?”Kesinlikle. RUNX2 veya IL11gibi DISH’da yer alan belirli genleri ve yolları anlamak, daha iyi tanı araçları geliştirmek, bireysel riski değerlendirmek ve yaşadığınız ağrı ve sertliği yönetmek için daha hedefli terapötik stratejiler oluşturmak açısından çok önemlidir.
Bu SSS, mevcut genetik araştırmalara dayanarak otomatik olarak oluşturulmuştur ve yeni bilgiler geldikçe güncellenebilir.
Sorumluluk Reddi: Bu bilgiler yalnızca eğitim amaçlıdır ve profesyonel tıbbi tavsiye yerine kullanılmamalıdır. Kişiselleştirilmiş tıbbi rehberlik için her zaman bir sağlık uzmanına danışın.
References
Section titled “References”[1] Sethi A, et al. “Genetics implicates overactive osteogenesis in the development of diffuse idiopathic skeletal hyperostosis.”Nat Commun, vol. 14, no. 1, 2023, p. 2631.
[2] Lokau, J. et al. “The SNP rs4252548 (R112H) which is associated with reduced human height compromises the stability of IL-11.” Biochim. Biophys. Acta Mol. Cell Res., vol. 1865, 2018, pp. 496–506.
[3] Nakayama, N. et al. “A novel chordin-like BMP inhibitor, CHL2, expressed preferentially in chondrocytes of developing cartilage and osteoarthritic joint cartilage.” Development, vol. 131, 2004, pp. 229–240.
[4] Holton, K. F. et al. “Diffuse idiopathic skeletal hyperostosis (DISH) and its relation to back pain among older men: The MrOS Study.”Semin. Arthritis Rheum., 2011.
[5] Johnsson, K. E., et al. “Diffuse idiopathic skeletal hyperostosis (DISH) causing spinal stenosis and sudden paraplegia.”J. Rheumatol., vol. 10, 1983, pp. 784–789.
[6] Katzman, W. B. et al. “Diffuse Idiopathic Skeletal Hyperostosis (DISH) and Impaired Physical Function: The Rancho Bernardo Study.”J. Am. Geriatr. Soc., 2017.
[7] Diederichs, G., et al. “Diffuse idiopathic skeletal hyperostosis (DISH): relation to vertebral fractures and bone density.”Osteoporos. Int., vol. 22, 2011, pp. 1789–1797.
[8] Mader, R., et al. “Metabolic syndrome and cardiovascular risk in patients with diffuse idiopathic skeletal hyperostosis.”Semin. Arthritis Rheum., vol. 38, 2009, pp. 361–365.
[9] Kuperus, J. S. et al. “Criteria for Early-Phase Diffuse Idiopathic Skeletal Hyperostosis: Development and Validation.”Radiology, 2019.
[10] Hiyama, A. et al. “Prevalence of diffuse idiopathic skeletal hyperostosis (DISH) assessed with whole-spine computed tomography in 1479 subjects.”BMC Musculoskelet. Disord., 2018.
[11] Boer, C. G. et al. “Genetic variants in the SUPT3H-RUNX2 locus confer susceptibility for bone and cartilage related disorders via long-range regulation of RUNX2.”Osteoarthr. Cartil., vol. 23, 2015, p. A71.
[12] Liu, Y., Ross, J. F., Bodine, P. V. N. & Billiard, J. “Homodimerization of Ror2 tyrosine kinase receptor induces 14-3-3(beta) phosphorylation and promotes osteoblast differentiation and bone formation.”Mol. Endocrinol., vol. 21, 2007, pp. 3050–3061.
[13] Storm, E. E. & Kingsley, D. M. “GDF5 coordinates bone and joint formation during digit development.”Dev. Biol., vol. 209, 1999, pp. 11–27.
[14] Hill, P. A., Tumber, A., Papaioannou, S. & Meikle, M. C. “The cellular actions of interleukin-11 on bone resorption in vitro.”Endocrinology, vol. 139, 1998, pp. 1564–1572.
[15] McGonnell, I. M., et al. “A specific role for phosphoinositide 3-kinase and AKT in osteoblasts?” Frontiers in Endocrinology, vol. 3, 2012, p. 88.
[16] Resnick, D., and G. Niwayama. “Radiographic and pathologic features of spinal involvement in diffuse idiopathic skeletal hyperostosis (DISH).”Radiology, vol. 119, 1976, pp. 559–568.
[17] Tsukahara, S. et al. “COL6A1, the candidate gene for ossification of the posterior longitudinal ligament, is associated with diffuse idiopathic skeletal hyperostosis in Japanese.”Spine, 2005.