Koroid Pleksus Hacmi
Koroid pleksus, beyin ventrikülleri içinde yer alan ve temel olarak beyin omurilik sıvısı (CSF) üretmekle sorumlu özelleşmiş bir dokudur. Bu sıvı, beyni ve omuriliği korumada, beynin hücre dışı ortamını düzenlemede ve atık uzaklaştırmayı kolaylaştırmada kritik bir rol oynar. Bu nedenle, koroid pleksusun hacmi, beyin sağlığı ve BOS dinamiklerinin çeşitli yönlerini yansıtabilir.
Biyolojik Temel
Koroid pleksus hacmi, diğer beyin bölgesi hacimleri gibi, gelişmiş nörogörüntüleme teknikleri, özellikle Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI) kullanılarak doğru bir şekilde ölçülebilir. MRG taramalarından bu yapıları belirlemek ve nicelendirmek için sıklıkla otomatik segmentasyon algoritmaları kullanılmaktadır.[1] Koroid pleksus hacmindeki varyasyonlar, genetik ve çevresel faktörlerin bir kombinasyonu tarafından etkilenebilir. Araştırmalar, intrakraniyal ve hipokampal hacimler dahil olmak üzere birçok beyin hacminin yüksek oranda kalıtılabilir olduğunu göstermektedir.[1] Genom çapında ilişkilendirme çalışmaları (GWAS), bu tür kantitatif özelliklerdeki varyabiliteye katkıda bulunan belirli genetik varyantları tanımlamak için yaygın olarak kullanılmaktadır.[1]
Klinik Önemi
Koroid pleksus hacmindeki değişiklikler, çeşitli nörolojik ve psikiyatrik durumlarla ilişkilendirilmiştir. Örneğin, boyutundaki veya morfolojisindeki değişiklikler, BOS üretimi veya akışını etkileyen durumlar, enflamasyon ve belirli nörodejeneratif hastalıklar ile ilişkili olabilir. Bu nedenle, koroid pleksus hacmi, hastalık ilerlemesi veya riski için potansiyel bir biyobelirteç olarak hizmet edebilir.
Sosyal Önem
Koroid pleksus hacmini etkileyen faktörleri, özellikle de genetik yatkınlıkları anlamak, önemli sosyal öneme sahiptir. Bu özelliğin incelenmesinden elde edilen bilgiler, beyin gelişimi, BOS homeostazı ve nörolojik bozuklukların patofizyolojisi hakkında daha derin bir anlayışa katkıda bulunabilir. Bu bilgi, nihayetinde daha erken tanı araçları, daha hedefe yönelik tedavi edici müdahaleler ve yaşam boyu beyin sağlığını teşvik etmeye yönelik geliştirilmiş stratejilerin geliştirilmesine yol açabilir.
Çalışma Tasarımı ve İstatistiksel Değerlendirmeler
Koroid pleksus hacmi gibi kantitatif özelliklere yönelik araştırmalar, güçlerine rağmen doğal sınırlılıklar barındıran büyük ölçekli genom çapında ilişkilendirme çalışmaları (GWAS) ve meta-analizlerden sıklıkla yararlanır. İlk keşif aşamaları, katı genom çapında anlamlılık (P < 5×10−8) eşiğini ilk etapta karşılamak yerine, sonraki replikasyon için daha geniş bir ilgi çekici tek nükleotid polimorfizmi (SNP) kümesi belirlemek amacıyla daha az muhafazakar P-değeri eşikleri (örn. P < 1×10−5) kullanabilir.[2] Sonuç olarak, kohortlar arasında genel replikasyon gözlemlense de, bireysel ilişkiler her bir daha küçük replikasyon örneğinde genom çapında anlamlılığa ulaşamayabilir; bu da istisnai derecede büyük kohortlar olmadan sağlam etkileri tespit etmenin zorluklarını vurgulamaktadır.[2] Ayrıca, tanımlanan genetik varyantlar, koroid pleksus hacmi gibi kompleks özellikler için toplam fenotipik varyansın genellikle yalnızca nispeten küçük bir oranını, sıklıkla %1-3 aralığını, açıklar.[3] Diğer kompleks özelliklere ilişkin bulgularla karşılaştırılabilir olsa da, bu durum çalışmaların tüm gerçek genetik etkileri tespit etmek için yeterli güce sahip olmayabileceğini ve potansiyel olarak yanlış negatiflere yol açabileceğini düşündürmektedir. Bu durum özellikle, bazı örneklerde tespit edilebilirken diğerlerinde edilemeyebilecek kompakt veya geçici zamansal ekspresyon paternlerine sahip genetik etkiler için geçerlidir.[3] Birden fazla kohorttan gelen verilerin birleştirilmesi, örneklem büyüklüğünü artırırken, farklı genotipleme platformları ve çalışmaya özgü belirlemeler nedeniyle heterojeniteye de yol açabilir; bu da potansiyel yanlılıkları azaltmak için titiz kalite kontrol ve meta-analiz yöntemlerini gerekli kılar.[4]
Fenotipik Ölçüm ve Genellenebilirlik
Çeşitli araştırma ortamlarında koroid pleksus hacmi gibi kantitatif özelliklerin doğru ve tutarlı ölçümü önemli zorluklar teşkil etmektedir. FSL FIRST veya FreeSurfer gibi farklı otomatik segmentasyon algoritmaları, altın standart olarak kabul edilen manuel çizimlere karşı doğrulanmış olsalar bile, çeşitli merkezlerde kullanılmaktadır.[1], [3] Bu metodolojik heterojenite, istatistiksel gücü potansiyel olarak azaltarak ve yanlış negatiflere yol açarak çalışmalar arası ince bir değişkenlik yaratabilir, ancak genellikle gerçek pozitif ilişkileri geçersiz kılması beklenmez.[4] Genellenebilirlik için kritik bir sınırlama, genellikle ağırlıklı olarak Avrupa kökenli bireylerden oluşan birçok büyük ölçekli genetik çalışmadaki katılımcıların baskın soy kökenidir.[5] Bu demografik yanlılık, koroid pleksus hacmi ile ilgili bulguların diğer soy gruplarına uygulanabilirliğini kısıtlamakta ve popülasyonlar arası geniş bir uygunluk ve doğru genetik etki tahmini sağlamak için gelecekteki araştırma kohortlarında daha fazla çeşitliliğin zorunluluğunu vurgulamaktadır. Ek olarak, kafa boyutu farklılıklarını hesaba katmak için yaş, cinsiyet ve intrakraniyal hacim gibi bilinen karıştırıcı faktörler için kapsamlı istatistiksel ayarlamalar yapılırken, bu kovaryat modellerinin etkinliği ve kapsamlılığı sonuçları etkileyebilir ve bazı genetik olmayan etkiler yakalanamayabilir.[3], [3]
Hesaba Katılmayan Faktörler ve Kalan Bilgi Boşlukları
Koroid pleksus hacmini etkileyen önemli genetik lokusların tanımlanmasına rağmen, yaygın varyantların toplam kalıtsal varyasyonun yalnızca mütevazı bir kısmını açıkladığı "eksik kalıtım" fenomeni devam etmektedir. Bu durum, genetik mimarinin önemli bir kısmının, yaygın SNP'lere odaklanan mevcut GWAS tasarımları tarafından yeterince yakalanamayan nadir varyantları, karmaşık gen-gen etkileşimlerini, gen-çevre etkileşimlerini veya epigenetik faktörleri içerebileceğini düşündürmektedir.[3] Bu karmaşık ilişkileri aydınlatmak, gelecekteki araştırmalar için önemli bir zorluk olmaya devam etmektedir.
Ayrıca, koroid pleksus hacmi üzerindeki tanımlanmış genetik etkilerin kapsamı, esas olarak yaşam boyu makroskopik hacimle ilişkilere sınırlıdır.[3] Genel hacimle ilişkili olmayan genetik varyantların, koroid pleksus içindeki ince hücresel veya fonksiyonel farklılıklarda yine de önemli roller oynayabileceği veya oldukça geçici veya bağlama bağlı etkiler gösterebileceği kabul edilmelidir. Mevcut kesitsel GWAS yaklaşımları, bu tür nüanslı biyolojik etkileri tam olarak yakalayamayabilir; bu da basit hacimsel ölçümlerin ötesinde koroid pleksus biyolojisinin altında yatan moleküler ve hücresel mekanizmalara yönelik daha fazla araştırma gerektirmektedir.
Varyantlar
Beyin omurilik sıvısı üretiminde rol oynayan hayati bir yapı olan koroid pleksus, beyin gelişimini, hücre sinyalizasyonunu ve genel beyin morfolojisini etkileyen genetik varyasyonlardan etkilenebilir. Çeşitli tek nükleotid polimorfizmleri (SNP'ler) bu süreçlerde temel roller oynayan genlerle ilişkilidir ve koroid pleksus hacmindeki varyasyonlara potansiyel olarak katkıda bulunabilir.
DEPTOR, hücre büyümesi, proliferasyonu ve metabolizmasını kontrol eden temel bir sinyal kaskadı olan mTOR yolunun kritik bir negatif regülatörüdür. rs7465612 gibi varyasyonlar bu yolun aktivitesini modüle edebilir, potansiyel olarak koroid pleksus dahil çeşitli beyin yapılarının gelişimi ve bakımı için hayati öneme sahip hücresel süreçleri etkileyebilir. Bu temel hücresel işlevlerdeki bozukluklar, genel merkezi sinir sistemi gelişimini ve beyin parankim hacmini etkileyebilir.[6] Benzer şekilde, LINC00466 uzun intergenik kodlamayan bir RNA'dır (lincRNA) ve rs79038692 gibi varyantlar düzenleyici rollerini etkileyerek beyin dokusu bütünlüğü için gerekli diğer genlerin veya yolların ifadesini etkileyebilir. Bu tür genetik varyasyonlar, sıvı regülasyonu ve genel beyin sağlığı ile ilgili olanlar da dahil olmak üzere beyin bölgesi hacimlerindeki farklılıklara katkıda bulunabilir.[1] Nöronal gelişim ve bağlantı için kritik öneme sahip genlerin içinde veya yakınında çeşitli genetik varyantlar bulunur. rs7983485 ile ilişkili ARHGEF7 geni, gelişmekte olan sinir sisteminde hücre morfolojisi, göçü ve akson rehberliği için vazgeçilmez olan Rho GTPazları düzenleyen bir protein kodlar.[6] Nöronal mimariyi şekillendirmedeki rolü, beyin bölgelerinin oluşumunu ve boyutunu dolaylı olarak etkileyebilir. Aynı şekilde, rs76984521 varyantına sahip CNTNAP2 (Contactin İlişkili Protein 2), hücre adezyonu, nöronal göç ve sinaps oluşumu için hayati öneme sahiptir; bunlar uygun beyin devrelerinin ve genel beyin parankim hacminin kurulması için temel süreçlerdir.[6] rs7793511 yakınında bulunan PLXNA4 geni, nöral gelişim sırasında aksonları yönlendiren moleküller olan semaforinler için bir reseptör görevi görür. PLXNA4 gibi genlerdeki varyantlardan etkilenen bu akson rehberlik yollarındaki düzensizlik, değişmiş beyin yapısına ve bağlantısına yol açabilir, potansiyel olarak koroid pleksus gibi özelleşmiş bölgelerin gelişimini ve işlevini etkileyebilir.
Diğer varyantlar, beyin yapısının temelini oluşturan temel hücresel süreçlerde yer alan genlerle bağlantılıdır. Örneğin, rs12529273, FRK (Fyn ile ilişkili kinaz) ve NT5DC1 genlerinin yakınında yer almaktadır. FRK hücre büyümesi ve farklılaşmasında rol alan reseptör olmayan bir tirozin kinaz iken, NT5DC1 nükleotid metabolizmasında yer alır; her ikisi de beyin hücrelerinin ve dokularının sağlıklı gelişimi ve bakımı için esastır.[7] Bu arada, MAP9-AS1 bir antisens RNA'dır ve rs11934271 varyantı, mikrotübül dinamiklerinde rol oynayan sense geni MAP9'un ifadesini etkileyebilir. Mikrotübüller, hücre yapısını, hücre içi taşınmayı ve hücre bölünmesini sürdürmek için kritik öneme sahiptir; bunlar lentiform çekirdek gibi bölgeler ve potansiyel olarak koroid pleksus dahil olmak üzere merkezi sinir sisteminin büyümesi ve yapısal bütünlüğü için vazgeçilmez süreçlerdir.[3] Temel hücresel mekanizmalar üzerindeki bu genetik etkiler, genel beyin bölgesi hacimlerindeki varyasyonlara topluca katkıda bulunabilir.
Önemli Varyantlar
| RS ID | Gen | İlişkili Özellikler |
|---|---|---|
| rs7465612 | DEPTOR | choroid plexus volume |
| rs12529273 | FRK - NT5DC1 | choroid plexus volume |
| rs79038692 | LINC00466 | choroid plexus volume |
| rs7983485 | ARHGEF7 | choroid plexus volume |
| rs76984521 | CNTNAP2 | choroid plexus volume |
| rs7793511 | CAPZA1P4 - PLXNA4 | choroid plexus volume |
| rs11934271 | MAP9-AS1 | choroid plexus volume |
Beyin Bölgesi Hacimlerini Tanımlama ve Ölçme
Koroid pleksus gibi belirli bir beyin bölgesinin hacmi, beyin içinde kapladığı üç boyutlu alanı temsil eden, kantitatif bir özellik olarak kesin olarak tanımlanır. Ölçümü, beyin yapılarının ayrıntılı görselleştirilmesine ve nicelemesine olanak tanıyan manyetik rezonans görüntüleme (MRI) taramalarına dayanır. Bu tür hacimlerin ölçülmesine yönelik operasyonel tanımlar, genellikle FMRIB’s Integrated Registration and Segmentation Tool (FIRST) ve FreeSurfer gibi araçları veya FMRIB’s Automated Segmentation Tool (FAST) gibi gelişmiş otomatik segmentasyon algoritmalarını içerir.[1] Bu yazılım paketleri, doku sınırlarını belirleyerek, sıklıkla beyin dışı dokuyu çıkararak ve subkortikal ve derin gri madde yapılarını segmente ederek kortikal rekonstrüksiyon ve hacimsel segmentasyon gerçekleştirir.[7] Fenotip hacim histogramlarının manuel incelenmesi ve gözlemci içi ve gözlemciler arası güvenilirliğin değerlendirmeleri de dahil olmak üzere kapsamlı kalite kontrol analizleri, bu ölçümlerin doğruluğunu ve tekrarlanabilirliğini sağlamak için çok önemlidir.[1], [1], [8]
Volümetrik Analizde Standardize Edilmiş Terminoloji ve Normalizasyon
Beyin volümetrisinde standardize edilmiş terminoloji, tutarlı araştırma ve klinik uygulamalar için hayati öneme sahiptir; intrakraniyal hacim (ICV), beyin hacmi, gri madde, beyaz madde ve beyin omurilik sıvısı (CSF) gibi anahtar terimler temel terminolojiyi oluşturmaktadır.[1], [7] İntrakraniyal hacim, genellikle MRI taramalarının standart bir beyin görüntü şablonuna hizalanmasıyla tahmin edilen, bölgesel beyin hacimlerini normalleştirmede kritik bir rol oynar.[1], [3] Bu normalizasyon süreci, beyin hacimlerinin ICV'nin yüzdesi olarak ifade edildiği veya ICV'nin bir kovaryat olarak dahil edildiği durumlarda, bireysel kafa büyüklüğü farklılıklarını düzeltmeye ve belirli beyin yapılarındaki varyasyonları genel beyin veya kafa büyüklüğü varyasyonlarından izole etmeye yardımcı olur.[4], [7] Ayrık tanı kategorileri yerine sürekli özelliklerin kullanımı, aynı zamanda temel biyolojik süreçleri daha iyi yansıtabilecek bir terminoloji olarak giderek artan bir şekilde kabul edilmektedir.[1]
Beyin Hacmi Özellikleri İçin Sınıflandırma, Klinik Önem ve Tanı Kriterleri
Koroid pleksus gibi yapılar dahil olmak üzere beyin bölgesi hacimleri, popülasyonlar arasında sürekli doğalarını yansıtarak, genetik ve nörolojik araştırmalarda sıklıkla kantitatif özellikler (QT'ler) olarak sınıflandırılır.[1], [7] Bu özelliklerin yüksek oranda kalıtsal olduğu ve genetik faktörlerin boyutlarını önemli ölçüde etkilediği bilinmektedir.[1], [9] Çeşitli beyin bölgelerinin hacmindeki değişiklikler klinik olarak önemlidir; Alzheimer hastalığı, majör depresyon, ADHD, şizofreni ve Huntington hastalığı gibi bir dizi nörolojik ve psikiyatrik bozuklukla ilişkili olup.[1], [10] Araştırmalarda, bu hacimlerle genetik ilişkilendirmeleri tanımlamak için tanı ve ölçüm kriterleri, P < 5×10−7 gibi belirli istatistiksel anlamlılık eşiklerine sahip genom çapında ilişkilendirme çalışmaları (GWAS) içerir ve bu eşikler bazen permütasyon testi yoluyla belirlenir.[1], [4] Analizler, yaş, cinsiyet, popülasyon tabakalaşması, tarayıcı etkileri ve beyin hacmini etkilediği bilinen diğer faktörler dahil olmak üzere kovaryatları titizlikle kontrol eder; böylece tanımlanan ilişkilendirmelerin sağlam olmasını ve incelenen genetik etkilere özgü olmasını sağlar.[1], [3], [7]
Koroid Pleksus Hacmi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Bu sorular, güncel genetik araştırmalara dayanarak koroid pleksus hacminin en önemli ve spesifik yönlerini ele almaktadır.
1. Aile geçmişim beynimin sıvı üretimini etkiliyor mu?
Evet, beyin sıvısı üreten koroid pleksus hacminiz genetikten önemli ölçüde etkilenir. Araştırmalar, birçok beyin hacminin yüksek oranda kalıtsal olduğunu, yani bu özelliklerin ailelerde görülme eğiliminde olduğunu göstermektedir. Belirli genetik varyantlar bu farklılıklara katkıda bulunur ve beyninizin nasıl geliştiğini ve sıvı dengesini nasıl koruduğunu etkiler.
2. Çocuklarım beynimin sıvı hacmi özelliklerini miras alır mı?
Evet, genetik faktörler koroid pleksus hacminde rol oynar, bu nedenle çocuklarınız bu yatkınlıklardan bazılarını miras alabilir. Şu ana kadar tanımlanan yaygın genetik varyantlar varyasyonun nispeten küçük bir yüzdesini (%1-3) açıklasa da, beyin hacimleri için genel kalıtım derecesi dikkate değerdir. Bu durum, beyin sıvısı üretiminin bazı yönleri için ailevi örüntülerin var olabileceğini düşündürmektedir.
3. Beynimin sıvı üreten kısmı yaşlandıkça değişebilir mi?
Evet, koroid pleksus gibi beyin yapıları yaşam süreniz boyunca değişebilir. Hem genetik hem de çevresel faktörlerden etkilenen bu değişiklikler, beyin omurilik sıvısı üretimini ve genel beyin sağlığını etkileyebilir. Bu hacimlerin izlenmesi, yaşa bağlı nörolojik rahatsızlıkları anlamak ve yıllar boyunca beyin sağlığını korumak için önemli olabilir.
4. Beyin taramam gelecekteki sorunlar için risk altında olup olmadığımı gösterebilir mi?
Potansiyel olarak, evet. Koroid pleksus hacmindeki değişiklikler, bazı nörodejeneratif hastalıklar dahil olmak üzere çeşitli nörolojik ve psikiyatrik durumlarla ilişkilendirilmiştir. Bu nedenle, belirtiler ortaya çıkmadan çok önce beyin sağlığınız hakkında bilgiler sunarak, hastalık riski veya ilerlemesini değerlendirmek için potansiyel bir biyobelirteç olarak hizmet edebilir.
5. Günlük hayatım, örneğin stres veya diyet, beynimin sıvı üretimini etkiler mi?
Evet, genetik önemli bir rol oynasa da, günlük hayatınızdaki çevresel faktörler de koroid pleksus hacmini etkiler. Bu genetik olmayan etkiler, genetik yatkınlıklarınızla etkileşime girerek beyin omurilik sıvısı dinamiklerini ve genel beyin sağlığını etkileyebilir. Bu karmaşık etkileşimleri ve bunların etkilerini tam olarak anlamak için daha fazla araştırma devam etmektedir.
6. Beynimin sıvı üretimi arkadaşımınkinden neden farklı olabilir?
Koroit pleksus hacminiz ve dolayısıyla beyninizin sıvı üretimi, genetiğinizin ve yaşam deneyimlerinizin benzersiz bir kombinasyonundan etkilenir. Yaygın genetik varyantlar bu farklılıkların küçük bir kısmını (%1-3) açıklasa da, hem kalıtsal özelliklerdeki hem de çevresel faktörlerdeki bireysel varyasyonlar, herkesin beyin yapısı ve işlevinin neden farklı olduğuna katkıda bulunur.
7. Etnik kökenimin beynimin sıvı hacmi için bir önemi var mı?
Evet, olabilir. Çoğu büyük ölçekli genetik çalışma, ağırlıklı olarak Avrupa kökenli bireyleri içermiştir. Bu durum, koroid pleksus hacmiyle ilgili bulguların diğer ata grupları için tam olarak geçerli olmayabileceği ve popülasyonlar arasında farklı genetik risk faktörlerinin var olabileceği anlamına gelir. Gelecek araştırmalar, geniş bir geçerlilik sağlamak amacıyla daha fazla çeşitliliğe yer vermeyi amaçlamaktadır.
8. Ailemde sorunlar varsa beynimin sıvı üretimini değiştirebilir miyim?
Genetik, koroid pleksus hacminizi önemli ölçüde etkilese de, çevresel faktörler de rol oynamaktadır. Genetik yatkınlıklarınızı anlamak, bilinçli yaşam tarzı seçimleri yapmanıza yardımcı olabilir. Koroid pleksus hacmini doğrudan değiştirmeye yönelik belirli, uygulanabilir tavsiyeler tam olarak belirlenmemiş olsa da, diyet, egzersiz ve stres yönetimi yoluyla genel beyin sağlığını sürdürmek, beyin fonksiyonları için genellikle faydalıdır.
9. Bilim insanları neden henüz tüm beyin farklılıklarını tam olarak anlamıyor?
Bilim insanları ilerleme kaydediyor, ancak koroid pleksus hacmi gibi karmaşık özellikler "eksik kalıtım" içerir. Bu durum, şimdiye kadar tanımlanan yaygın genetik varyantların toplam farklılıkların yalnızca mütevazı bir kısmını (%1-3) açıkladığıdır. Nadir varyantlar, karmaşık gen-gen etkileşimleri ve gen-çevre etkileşimleri, kalan karmaşıklığın çoğunu muhtemelen oluşturmaktadır.
10. Bir beyin taraması yaptırsam, koroid pleksusum hakkında bana ne söyleyebilir?
Bir beyin taraması, özellikle bir MRI, koroid pleksus hacminizi doğru bir şekilde ölçebilir. Bu ölçüm, beyninizin sağlığı ve beyin omurilik sıvısı dinamikleri hakkında fikir verebilir. Çeşitli nörolojik durumlar için potansiyel bir biyobelirteç olarak kabul edilse de, belirli hastalıklar için tam öngörü gücü hala aktif bir araştırma alanıdır.
Bu SSS, güncel genetik araştırmalara dayanarak otomatik olarak oluşturulmuştur ve yeni bilgiler ortaya çıktıkça güncellenebilir.
Yasal Uyarı: Bu bilgiler yalnızca eğitim amaçlıdır ve profesyonel tıbbi tavsiye yerine kullanılmamalıdır. Kişiselleştirilmiş tıbbi rehberlik için her zaman bir sağlık uzmanına danışın.
References
[1] Stein, James L. et al. "Identification of common variants associated with human hippocampal and intracranial volumes." Nature Genetics, vol. 44, 2012.
[2] Stein, James L. et al. "Discovery and replication of dopamine-related gene effects on caudate volume in young and elderly populations (N=1198) using genome-wide search." Molecular Psychiatry, vol. 16, 2011.
[3] Hibar, D. P. et al. "Genome-wide association identifies genetic variants associated with lentiform nucleus volume in N = 1345 young and elderly subjects." Brain Imaging Behav, vol. 8, no. 1, 2014.
[4] Ikram, M. Arfan et al. "Common variants at 6q22 and 17q21 are associated with intracranial volume." Nat Genet, vol. 44, no. 5, 2012, pp. 539-544.
[5] Soranzo, N et al. "A genome-wide meta-analysis identifies 22 loci associated with eight hematological parameters in the HaemGen consortium." Nat Genet, vol. 41, no. 11, 2009, pp. 1182-90.
[6] Baranzini, S. E. et al. "Genome-wide association analysis of susceptibility and clinical phenotype in multiple sclerosis." Hum Mol Genet, vol. 18, 2009.
[7] Furney, S. J. et al. "Genome-wide association with MRI atrophy measures as a quantitative trait locus for Alzheimer's disease." Mol Psychiatry, vol. 16, 2011.
[8] Teumer, Alexander et al. "Genome-wide association study identifies four genetic loci associated with thyroid volume and goiter risk." American Journal of Human Genetics, vol. 88, 2011, pp. 664–673.
[9] Kremen, William S. et al. "Genetic and environmental influences on the size of specific brain regions in midlife: the VETSA MRI study." Neuroimage, vol. 49, no. 2, 2010, pp. 1213-1223.
[10] Harris, Gregory J. et al. "Putamen volume reduction on magnetic resonance imaging exceeds caudate changes in mild Huntington’s disease." Archives of Neurology, vol. 53, no. 10, 1996, pp. 1065-1070.